mersintimes

mersintimes

10 Şubat 2026 Salı

MTSO Yeşil Ödüllerinde son başvuru 15 Nisan

MTSO Yeşil Ödüllerinde son başvuru 15 Nisan
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MTSO tarafından düzenlenen ve çevresel sürdürülebilirliği iş dünyasının merkezine taşımayı hedefleyen I. Yeşil Ödülleri, Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ve Yönetim Kurulu Üyesi Gökben Gökbulut’un katılımıyla gerçekleştirilen lansman toplantısıyla basın mensuplarına tanıtıldı. Kaynak verimliliğini esas alan üretim ve hizmet modellerinin teşvik edilmesi, iyi uygulamaların görünür kılınması ve sürdürülebilir ekonomi anlayışının yaygınlaştırılmasını amaçlayan yarışma; Yeşil Lider, Yeşil Yapı, Yeşil Sanayi, Yeşil Lojistik ve Taşımacılık, Yeşil Turizm ile Yeşil Tarım olmak üzere 6 kategoride düzenleniyor.

Yeşil Lider kategorisine Türkiye genelinden bireysel başvurular alınırken, diğer tüm kategorilere Mersin’de faaliyet gösteren MTSO üyesi firmalar başvurabilecek.

Bu kapsamıyla Yeşil Ödülleri, Türkiye’de bu ölçekte ilk kez düzenlenen yarışma olma özelliği taşıyor. 15 Nisan’a kadar yapılan başvuruların değerlendirme süreci 15 Mayıs 2026’da tamamlanacak. Ödüllerse Haziran 2026’da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Başvurular www.mtsoyesildonusum.com adresi üzerinden yapılacak.

“Artık önlem değil, uyum konuşuyoruz”

Toplantıda konuşan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in dış ticaret kenti olduğuna dikkat çekerek, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında firmaların karbon ayak izi ve karbon vergisine yönelik hazırlık yapmasının kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.

Çakır, “Türkiye ihracatında 7’nci sırasında yer alan Mersin, uluslararası pazarlara entegre bir kent. Bu gücümüzü koruyabilmemiz için firmalarımızın yeşil dönüşüme hızla uyum sağlaması gerekiyor. Geçen yıldan bu yana bu alanda yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Yeşil Ödülleri ile bu farkındalığı daha geniş bir alana yaymayı hedefliyoruz” dedi.

İklim değişikliği konusunda yıllar önce farkındalık çalışmaları başlattıklarını hatırlatan Çakır, bugün gelinen noktada artık önlem aşamasının geride kaldığını vurgulayarak, “Önlem alınsa bile durdurulamayan bir süreçle karşı karşıyayız. Artık dönüşüm sürecindeyiz. Asıl mesele, iklim değişikliğine nasıl uyum sağlayacağımızdır” ifadelerini kullandı.

Akdeniz Havzası uyarısı

Türkiye’nin ve özellikle Mersin’in içinde bulunduğu Akdeniz Havzası’nın, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer aldığını belirten Çakır, tarım, turizm ve sanayinin bu süreçten doğrudan etkileneceğini kaydetti.

“Yeşil dönüşüm rekabet gücüdür”

Küresel rekabete de değinen Çakır, Hindistan’ın önümüzdeki dönemde dünya ticaretinde önemli bir aktör olacağına işaret ederek, “Hindistan ile iş gücü maliyetleri ve hammadde açısından rekabet etmemiz mümkün değil. Ancak Hindistan’ın en önemli açığı yeşil ve dijital dönüşümü tamamlayamamış olmasıdır. Biz bu dönüşümü ne kadar hızlı sağlarsak, rekabette o kadar öne çıkarız” diye konuştu.

“İhracat için yeşil dönüşüm şart”

Yeşil dönüşümün yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Çakır, “Bu dönüşümü sağlayamazsak Kapıkule’den TIR’larımız geçemez, rekabetçi olamayız. Türkiye’nin kurtuluşu ihracattadır. İhracatı sürdürülebilir kılmanın yolu yeşil dönüşümden geçiyor” dedi.

Devamını Oku

Kruvaziyer Turizmi 65,2 milyar dolarlık rekor gelir ile büyümeye katkı sağlıyor

Kruvaziyer Turizmi 65,2 milyar dolarlık rekor gelir ile büyümeye katkı sağlıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yılın henüz ikinci ayına girilmiş olmasına rağmen, açıklanan resmi veriler Türkiye turizminin 2025 yılını nasıl bir güçle tamamladığını ve 2026’ya hangi zemin üzerinde ilerlediğini net biçimde ortaya koydu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler, hem gelir hem de ziyaretçi sayısında Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaşıldığını gösterdi.

Genel tabloya bakıldığında, Türkiye’nin turizmde artık yalnızca sayısal büyümeyi değil, istikrarlı ve sürdürülebilir bir gelişim modelini benimsediği görülüyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’nin 2025 yılı turizm geliri 65 milyar 231 milyon dolara ulaşarak tarihî bir rekor kırdı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 6,8’lik artış anlamına gelirken, 2017 yılına kıyasla turizm gelirlerinin iki kattan fazla arttığını ortaya koydu.

“Bu başarı kalıcı bir dönüşümün göstergesi”

2025 turizm verilerini değerlendiren Ahmet Yazıcı, elde edilen sonuçların geçici bir yükseliş değil, uzun vadeli bir dönüşümün yansıması olduğunu vurguladı. Yazıcı, Türkiye’nin turizmde artık krizlere rağmen büyüyebilen, stratejik refleksleri güçlü bir ülke konumuna geldiğini ifade ederek, “Açıklanan veriler, Türkiye turizminin yalnızca hacimsel olarak değil, yapısal olarak güçlendiğini gösteriyor. Gelirde, ziyaretçi sayısında ve kişi başı harcamada ulaşılan seviyeler, doğru bir dönüşüm stratejisinin sonucudur.” dedi.

Kruvaziyer Turizmi büyümenin anahtarı

Türkiye turizminin son yıllarda yakaladığı güçlü ivmede kruvaziyer turizminin önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Yazıcı, bu alanın yüksek harcama potansiyeli ve yaygın ekonomik etkisiyle öne çıktığını belirterek, 2‘Açıklanan 2025 turizm verilerinin, kruvaziyer turizminin Türkiye’nin genel turizm performansına sunduğu katkıyı daha görünür hale getirdiğini belirten Yazıcı, bu segmentin uzun vadeli büyüme hedefleriyle doğrudan örtüştüğünü vurguladı. Kruvaziyer turizmi; yüksek harcama potansiyeli, destinasyonlara sağladığı doğrudan ekonomik katkı ve yıl geneline yayılan operasyonel yapısıyla Türkiye turizmi açısından son derece güçlü bir alan. Bu segment, turizm gelirlerinin artmasında ve kişi başı harcamaların yukarı taşınmasında belirleyici bir rol oynuyor.” açıklamasını yaptı.

Liman kentleri için yaygın ekonomik etki

Kruvaziyer turizminin yalnızca gemi trafiğiyle sınırlı kalmadığını ifade eden Yazıcı, liman kentlerinde yarattığı ekonomik hareketliliğin çok sayıda sektöre yayıldığını söyledi. Bu modelin, turizmin belirli merkezlerle sınırlı kalmadan farklı şehirlerde ve bölgelerde ekonomik canlılık oluşturduğunu vurgulayarak, ‘‘Bir kruvaziyer yolcusu, konaklama dışı harcamalarıyla gastronomi, perakende, ulaşım ve kültür-sanat gibi birçok alanda doğrudan katkı sağlar. Bu yönüyle kruvaziyer turizmi, şehir ekonomilerine hızlı ve yaygın bir hareketlilik kazandıran güçlü bir yapı sunuyor.’’ dedi.

2026 hedeflerinde kruvaziyerin rolü artıyor

2026 yılı için açıklanan 68 milyar dolarlık turizm geliri hedefinin, kruvaziyer turizmi alanında atılacak yeni adımlarla daha da destekleneceğini belirten Yazıcı, yeni limanlar, yeni rotalar ve uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin coğrafi konumu ve mevcut liman altyapısının bu alanda önemli bir avantaj sağladığını da sözlerine ekleyerek “Türkiye artık kruvaziyer turizminde sadece geçilen bir rota değil, tercih edilen bir destinasyon haline geliyor. Sea Genesis Group olarak hedefimiz; Akdeniz ve Karadeniz havzasında Türkiye’nin kruvaziyer turizmindeki payını daha da artırmak ve bu alandaki büyümeye katkı sunmak.” ifadelerini kullandı. (Mersin Times)

Devamını Oku

Tarsus Belediyesinden sigarayı bırakma farkındalığı etkinliği

Tarsus Belediyesinden sigarayı bırakma farkındalığı etkinliği
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gün boyunca alanda kurulan bilgilendirme noktasında, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara psikolojik danışman desteği sunulurken, bırakma sürecine rehberlik edecek bilgilendirici broşürler de dağıtıldı.

Etkinlik kapsamında, sigara bağımlılığının yalnızca fiziksel değil aynı zamanda güçlü bir psikolojik boyutu bulunduğuna dikkat çekildi. Bırakma sürecinde doğru destek mekanizmalarına ulaşmanın önemi vurgulanırken, sağlıklı yaşam konusunda bilinç oluşturmayı hedefleyen çalışmada vatandaşların soruları yanıtlandı ve sigarayı bırakma yöntemleri hakkında bilgiler paylaşıldı.

Toplum sağlığını önceleyen hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Tarsus Belediyesi, bireylerin yaşam kalitesini arttırmaya yönelik bilinçlendirme faaliyetlerine devam edileceğini belirtti. (Mersin Times)

Devamını Oku

Süs bitkisi bölge tarımında yeni alternatif oluyor

Süs bitkisi bölge tarımında yeni alternatif oluyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası ile Mersin Agropark Tarım ve Gıda İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesi iş birliğinde yürütülecek Süs Bitkiciliği UR-GE Projesi “Çukurova Flora” için ilk tanıtım ve istişare toplantısı Tarsus TSO ev sahipliğinde gerçekleştirildi. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Tarsus TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ruhi Koçak ile Agropark Genel Müdürü Murat Hocagil’in katılımıyla düzenlenen toplantıda proje detayları, hedefler ve yol haritası katılımcılarla paylaşıldı.

Bölünmüş arazilerde katma değeri yüksek ve sürdürülebilir üretim hedefi

Çukurova’nın avantajlı iklim yapısı, uzun vejetasyon süresi ve uluslararası pazarlara erişim kolaylığı üzerine inşa edilen “Çukurova Flora” Projesi ile bölgedeki üreticilerin küresel pazarlardaki rekabet gücünün artırılması, sürdürülebilir ihracat kapasitesinin geliştirilmesi ve Çukurova’nın süs bitkileri alanında uluslararası ölçekte güçlü bir üretim ve ticaret merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında ayrıca, bölünmüş küçük tarım alanlarında katma değeri yüksek bir alternatif olarak süs bitkileri tarımının yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

Süs Bitkiciliği UR-GE Projesi ile sektörde faaliyet gösteren firmaların ihracatlarının sürdürülebilir şekilde artırılması, şirket içi yapılanmalarının ihracat stratejilerine uygun hale getirilmesi ve firmalara insan kaynağı, dış ticaret ile pazar araştırması alanlarında yetkinlik kazandırılması planlanıyor. Proje kapsamında ihtiyaç analizleri, eğitim ve danışmanlık faaliyetleri, küme tanıtım çalışmaları, yurt dışı pazarlama faaliyetleriyle alım heyeti organizasyonları gerçekleştirilecek.

Çakır: “Tarımda alternatif ve katma değerli ürünlere yöneliyoruz”

Toplantı sonunda kısa bir değerlendirme yapan Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, MTSO olarak uzun süredir tarımda dönüşüm ihtiyacına dikkat çektiklerini vurgulayarak şunları söyledi: “İklim krizi tarımı doğrudan etkiliyor ve bu etki her geçen yıl daha da derinleşiyor. Narenciye bölgemizin ana ürünü olmakla birlikte, mevcut koşullarda rekabetçi yapısını koruması giderek zorlaşıyor. Biz MTSO olarak uzun zamandır narenciyeye alternatif, bölgemizle uyumlu, katma değeri yüksek ürünler üzerine çalışıyor; ülkemizin önde gelen kuruluşlarıyla birlikte küresel iklim krizinin tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkilerini nasıl en aza indirebileceğimizi araştırıyoruz. Bu bağlamda süs bitkileri sektörü, yapımı tamamlanan Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın da devreye girmesiyle birlikte hem ihracat potansiyeli hem de sürdürülebilirlik açısından bölgemiz için önemli bir fırsat sunuyor. Çukurova Flora UR-GE Projesi’ni de bu dönüşümün somut ve stratejik bir adımı olarak görüyoruz.” (Mersin Times)

Devamını Oku

Türk mobilyasının gücü Kayseri’den dünyaya taşındı

Türk mobilyasının gücü Kayseri’den dünyaya taşındı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kayseri, Adana, Mersin, Hatay, Karaman ve Niğde’den en yüksek ihracatı gerçekleştiren 48 firma plaketlerini alırken, Kayseri’de İstikbal Mobilya, Adana’da Gizir Ahşap, Mersin’de KH Company, Hatay’da Akra Global, Karaman’da Dizayno Mobilya ve Niğde’de Tuğba Bıyık Kale Express Logistics illerinin ihracat şampiyonu oldu.

Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB), Kayseri’de bu yıl üçüncüsü düzenlediği 2025 Yılı İhracat Şampiyonları Ödül Töreni ile sektörün önde gelen firmalarını bir araya getirdi. Törende Kayseri, Adana, Mersin, Hatay, Karaman ve Niğde illerinde mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektöründe en yüksek ihracatı gerçekleştiren toplam 48 firmaya plaket takdim edildi.

Tören kapsamında Kayseri, Adana, Mersin ve Hatay’dan ilk 10 firmaya, Karaman’dan ilk 4 firmaya, Niğde’den 1 firmaya ve AKAMİB genel ihracatında öne çıkan ancak kanuni merkezi birlik sorumluluk alanı dışında bulunan Kastamonu Entegre, Kipaş ve Yataş firmalarına ayrıca plaket sunuldu.

Kayseri’de İstikbal Mobilya, Adana’da Gizir Ahşap, Mersin’de KH Company, Hatay’da Akra Global Dış Ticaret, Karaman’da Dizayno Mobilya ve Niğde’de Tuğba Bıyık Kale Express Logistics illerinin şampiyonları oldu.

Ödül törenine; Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Güleç, AKAMİB Başkanı R. Onur Kılıçer ve çok sayıda ihracatçı katıldı.

“Her iki sandalyeden biri Kayseri’de üretiliyor”

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri’nin 2025 yılını 3 milyar 847 milyon dolarlık ihracatla kapattığını ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağladığını söyledi. Mobilya sektörünün Kayseri için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Büyükkılıç, şöyle devam etti: “Mobilyanın başkenti Kayseri’dir. Türkiye’deki en büyük 20 mobilya fabrikasının 11’i bu şehirde ve ülkemizde üretilen her iki sandalyeden biri, her 10 kanepeden 7’si Kayseri’de üretiliyor. 3 OSB, serbest bölge ve 8 küçük sanayi sitesinde yaklaşık 4 bin üreticiyle Kayseri, Orta Anadolu’nun parlayan yıldızı olmaya devam edecek ve bu kente yakışır yatırımları kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdüreceğiz.”

“Türk mobilyasının küresel gücünü daha da artırmayı hedefliyoruz”

Mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörünün Türkiye ekonomisine sağladığı katma değere dikkat çeken Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç, “Mobilya sektörümüz 20 yılı aşkın süredir net ihracatçı konumunu koruyor. 2025’te ihracatını yüzde 1,8 artırarak 4,6 milyar dolara yaklaştırdı ve Türkiye’yi dünyanın en büyük ilk 10 mobilya ihracatçısı arasına taşıdı. Mobilyada kilogram başına ihracat değerinin son 20 yılda 2,43 dolardan 4,19 dolara çıkması, tasarım ve kaliteye dayalı dönüşümün en somut göstergesidir. Bakanlık olarak güçlendirdiğimiz finansman ve destek mekanizmalarını Türk mobilyasının küresel gücünü daha da artırmayı hedefliyoruz” dedi.

“Üretim maliyetlerinin yönetilebilir olduğu bir zemin oluşturmak zorundayız”

Türkiye’nin 2026 yılı için 282 milyar doları mal, 128 milyar doları hizmet olmak üzere toplam 410 milyar dolarlık ihracat hedefi olduğunu vurgulayan TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç, şöyle devam etti: “Mevcut pazarlardaki payımızı koruyabilmek için rekabetçiliğimizi yeniden kazanmak, şirket sermayelerinin erimediği ve üretim maliyetlerinin yönetilebilir olduğu bir zemin oluşturmak zorundayız. Mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörümüz bu zor tabloda güçlü bir direnç gösterdi. Sektörümüz 2025’i 8 milyar dolara yaklaşan ihracatla kapattı, mobilyada 4,6 milyar dolara ulaştık. Bundan sonraki yolumuzu tasarım, işlevsellik ve markalaşma üzerine kurarak bu zorlu süreci üretim gücümüzle aşacağız.”

“Umudumuzu kaybetmeden yolumuza devam edeceğiz”

Bugün 5 bin üyeye ulaşan AKAMİB’in 165 ülkeye ihracat yaptığını belirten AKAMİB Başkanı R. Onur Kılıçer, “Mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörü, Türkiye’nin dış ticaret fazlası veren nadir alanlarından biri. 2025 yılı tarife savaşları, bölgesel çatışmalar ve küresel gerilimlerle zor bir yıl oldu. Dünyada marka olma yolunda hızla ilerliyoruz. İhracatçılarımız pazarlara sahip çıkmak için büyük bir mücadele veriyor. Bu ekosistemin zayıflaması istihdamdan, yatırımdan ve ihracattan vazgeçmek anlamına gelir. Sektörümüz daha fazla ilgi ve desteği fazlasıyla hak ediyor. Bu nedenle 2026’da da umudumuzu kaybetmeden pazarlarımızı koruyarak yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. (Mersin Times)

Devamını Oku