11 Mart 2026 Çarşamba
Mezitli’de halk sağlığını tehdit eden bir “çöp ev”, belediye ekiplerinin gerçekleştirdiği kapsamlı çalışma ile temizlendi. İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun 2026/02 sayılı kararı doğrultusunda Deniz Mahallesi Sahil Caddesi’nde bulunan evde temizlik operasyonu gerçekleştirildi.

Mezitli İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün nezaretinde yürütülen çalışmada, Mezitli Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri uzun süredir evde biriken atıkları tahliye etti. Çalışmalar sırasında çürümüş ev eşyaları, plastik atıklar, pet şişeler ve kullanım ömrünü tamamlamış çok sayıda eşya ekipler tarafından kamyonlara yüklendi.

Gerçekleştirilen temizlik çalışması kapsamında evden 4 kamyon dolusu, yaklaşık 10 ton atık çıkarıldı. Toplanan atıklar bertaraf edilmek üzere Mersin Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Alanı’na sevk edildi.Mezitli Belediyesi ekipleri yürütülen temizlik çalışmasıyla hem çevre sağlığını tehdit eden unsurları ortadan kaldırdı hem de mahallede oluşan olumsuz koşulların giderilmesini sağladı.
Başkan Tuncer: “Halk sağlığını korumak önceliğimiz”
Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, halk sağlığını tehdit eden durumlara karşı gerekli müdahaleleri kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşaması bizim en önemli sorumluluklarımızdan biri. İlçemizde çevre ve toplum sağlığını tehdit eden durumlara karşı ilgili kurumlarımızla iş birliği içinde hızlı bir şekilde müdahale ediyoruz. Deniz Mahallesi’nde gerçekleştirdiğimiz bu çalışmada ekiplerimiz yoğun bir temizlik operasyonu yürüttü. Amacımız hem vatandaşlarımızın yaşam kalitesini korumak hem de mahallelerimizde sağlıklı bir çevre oluşturmak. Bu tür durumlara karşı gerekli çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi. (Mersin Times)
Yenişehir Belediyesi ev sahipliğinde Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Yenişehir Üreten Kadınlar Zirvesi, kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki varlığını güçlendirmeyi hedefleyen önemli bir buluşmaya sahne oldu. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından “Emekten Girişime, Yerelden Geleceğe” ve “Benim Cesaretim Senin Umudun Olsun” mottolarıyla gerçekleştirilen zirve, kadın üreticileri, girişimci adaylarını ve uzman isimleri bir araya getirdi. Fuaye alanında kurulan stantlarda kadınların el emeği ürünleri sergilenirken, kadın emeğini konu alan fotoğraf sergisi ve heykel çalışmaları da ziyaretçilerin ilgisini çekti. Gün boyunca düzenlenen panel ve oturumlarda ilham veren başarı hikâyeleri paylaşılırken, girişimcilik, dijital dönüşüm ve finansal okuryazarlık gibi konular ele alındı.

Kadınların güçlenmesi toplumsal dönüşümün anahtarı
Zirvenin açılış konuşmasını yapan Yenişehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Deniz Yozgat Şehitoğlu, kadın emeğinin yalnızca ortaya çıkan ürünle ölçülemeyeceğini belirtti. Şehitoğlu, üretimin arkasında sabır, emek ve çoğu zaman görünmeyen büyük bir mücadelenin bulunduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün gerçekleştirdiğimiz Yenişehir Üreten Kadınlar Zirvesi ile üretici kadınlarımızı bir araya getirmeyi, deneyimlerini paylaşabilecekleri bir alan oluşturmayı ve birbirlerinden ilham alabilecekleri bir buluşma zemini yaratmayı amaçlıyoruz. Kadınların üretim yolculuklarında karşılaştıkları zorlukları birlikte konuşabilecekleri ve geleceğe dair stratejik bir yol haritası oluşturabilecekleri bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” Şehitoğlu, ayrıca kadınların güçlenmesinin yalnızca bireysel bir kazanım olmadığını belirterek bunun toplumun tamamına yayılan güçlü bir dönüşüm yarattığını ifade ederek, zirvenin ilerleyen yıllarda büyüyerek gelenekselleşmesini temenni etti.

Tuğcu: “Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı kadınların güçlenmesi”
Programın ana konuşmacısı GİŞKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve YÖNDER Başkanı Ayferi Tuğcu oldu. “Sürdürülebilir Kalkınmanın Anahtarı, Kadının Çok Yönlü Güçlendirilmesi” başlıklı konuşmasında Tuğcu, kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki rolüne dikkat çekti. Kadınların toplumun yarısını oluşturduğunu ve gelirlerinin büyük bölümünü aile, eğitim ve çocuklara yeniden yatırdığını belirten Tuğcu, bunun kalkınmanın en hızlı motorlarından biri olduğunu söyledi. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranının erkeklere kıyasla oldukça düşük olduğuna dikkat çeken Tuğcu, eğitimin bu tabloyu değiştirecek en önemli unsur olduğunu vurguladı. Tuğcu ayrıca kadın girişimciliğinin desteklenmesi için vergi ve sigorta teşvikleri, mikro krediler, kadın kooperatiflerine alım önceliği ve dijital okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.

Zorluklardan doğan başarı hikâyeleri
Zirvede “Benim Cesaretim Senin Umudun Olsun” başlıklı ilham paneli de düzenlendi. Panelde konuşan BeeHacer Arı Ürünleri Kurucusu Hacer Yavuz, hayatındaki zorluklara rağmen girişimcilikten vazgeçmeyen hikâyesini paylaştı. Yavuz, çocuk yaşta evlilikten ağır bir hastalığa, ardından yaşadığı büyük kayıplara kadar birçok zorlukla mücadele ettiğini anlatarak şunları söyledi: “Öncelikle böyle bir buluşmayı gerçekleştirdiği için Yenişehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. 5 çocuklu Yörük bir ailenin en küçük çocuğuyum. Arıcılık yapıyorum ama arıcılığın içine doğmuş bir çocuğuyum. Ben ışığımı kendim buldum. Yollar çok çakıllı, çok taşlı ama ben o engellerin arasından yürümeyi seçtim. Bugün kurduğum markada sekiz kadınla çalışıyorum, hedefim 800 kadınla çalışmak.” 2015 yılında yaşadığı trafik kazasında yakınlarını kaybettiğini ve ardından tüm arı kovanlarının zehirlenmesiyle büyük bir ekonomik kayıp yaşadığını anlatan Yavuz, buna rağmen yeniden başlayarak yoluna devam ettiğini söyledi.
Üzük: “Gerçek sermaye vazgeçmemektir”
Panelin bir diğer konuşmacısı Can Kostüm Evi kurucusu Emine Üzük ise “Kendini Kurtarma Rehberi” başlıklı konuşmasında hayat mücadelesini anlattı. İş kurma sürecinde ciddi ekonomik ve psikolojik zorluklarla karşılaştığını belirten Üzük, girişimciliğin yalnızca finansal değil aynı zamanda güçlü bir karakter meselesi olduğunu ifade etti. Üzük, özellikle anneliğin kendisine büyük bir sorumluluk ve motivasyon verdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bankada sermayem yoktu ama tükenmez bir kaynağım vardı: sorumluluk. Sorumluluk insanı disipline eder ve bahane üretme lüksünü elinden alır. Vazgeçmediğiniz sürece sıfırda kalmazsınız.”
Girişimcilik eğitimleri ve uzman oturumları
Zirve kapsamında düzenlenen “Üretimden Markaya: Girişimcilikte Stratejik Yol Haritası” oturumunda ise girişimciliğin temel adımları ele alındı. İç mimar ve Mamalav Kurucusu Büşra Kısa Çağır, “Girişimcilik 101” sunumunda iş kurmanın temel süreçlerini anlattı. Captain Digital marka yöneticisi ve dijital içerik üreticisi Melisa Ersoy, dijital dünyada marka varlığı oluşturmanın önemine değindi. Kamina Sigorta ve Yatırım Finans Danışmanı Sibel Bar Tekiş ise girişimcilikte finansal okuryazarlığın kritik rolünü vurguladı. Program kapsamında ayrıca Uzman psikolog Gülnihal Bilim de “Girişimcilikte Psikolojik Sağlamlık” başlıklı sunumunda kadınların toplumsal rollerin kıskacında kaybettikleri ‘Spontanite’ ve ‘Yaratıcılık’ güçlerini nasıl geri kazanabileceklerini ele aldı. Girişimcilikte sürdürülebilir başarının anahtarı olarak sunulan psikolojik sağlamlık ile duygusal bastırmanın tetiklediği otoimmün hastalıklar arasındaki sarsıcı bağ, bilimsel veriler ve psikodrama tekniklerine değinen Bilim, katılımcılara başkalarının yazdığı mükemmeliyetçi senaryoları oynamak yerine, kendi özgün kendilik rollerini inşa ederek hem bedensel sağlıklarını hem de iş dünyasındaki özgün varlıklarını korumanın yollarını keşfetmelerinin önemini anlattı. (Mersin Times)
Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, birçok personel ve ağır iş makinesi desteğiyle, geçen haftalarda etkili olan yağışlarda çöken veya zarar gören yollarda yenileme ve güçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. Daha önce farklı kırsal bölgede sağanaklar sonucu çöken yol ve menfezleri yenileyip ulaşıma açan fen işleri ekipleri, son olarak Bağcılar İhsaniye (Melemez) Mahallesi’nde, sağanakta çöken yolda ağır iş makineleri desteğiyle güçlendirme ve yenileme çalışmalarına başladı.

Olası riskler ortadan kaldırılıyor
Ekipler ayrıca olası su taşkınına yol açabilecek dere, çay ve akarsuların yatağının etrafına taş duvarlar örerek yükseltip güçlendiriyor. Çalışmalar kapsamında dere ve akarsu yatakları düzenlenip daha güvenli hale getirilirken, bu sayede vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden; tarım arazileri ve seraların taşkın suları altında kalmasına yol açan riskler de ortadan kaldırılmış oluyor.

Su baskınları ve heyelanlar büyük oranda önlenecek
İnşa edilen istinat ve kademe duvarları sayesinde sağanak yağışlarda yaşanabilecek olası su taşkınları ve baskınlarının önüne geçilmesi, yaşanacak kayıp ve zararların minimuma indirilmesi hedefleniyor. Dere yataklarında yükselen isnat duvarları sayesinde, yatağın yanından geçen, araçların ve yayaların kullandığı yolların heyelanda çökme riski de büyük ölçüde ortadan kaldırılmış olacak.
Dere yatakları ıslah edilip yer yer genişletiliyor
Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı saha ekipleri, kimi yerde ise, sel sularıyla birlikte gelen yığınlar sonucu yatağı daralan dere ve su kaynaklarının etrafını, yine iş makineleri yardımıyla genişletip yükselterek, sağanak yağışlarla oluşacak güçlü akıntıların daha rahat akmasını ve etrafına zarar vermemesini amaçlıyor.
Vatandaşların can ve mal güvenliğini önceleyen Akdeniz Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri; zarar gören yollarda yenileme ve güçlendirme çalışmalarıyla birlikte; yağışlar sırasında tıkanma ve taşkın riski olan dere yataklarında taş duvar örümü, istinat ve kademe duvarı inşasının yanı sıra dere ve akarsu yataklarını genişletme ve ıslah çalışmalarına devam edecek. (Mersin Times)
Sektörün üretim yapısında enerji ve petrokimya girdilerinin kritik bir yer tuttuğuna dikkat çeken Başkan Çağan, emtia fiyatlarında yaşanan hızlı ve öngörülemez hareketlerin ihracatçıların planlama süreçlerini zorlaştırdığını ifade etti. Başkan Çağan, “Son dönemde emtia fiyatlarında çok ciddi oynaklıklar oluştu. Özellikle enerji ve hammadde piyasalarında yaşanan dalgalanmalar üretim maliyetlerinden lojistik süreçlere kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor. Hammadde fiyatlarındaki yükseliş, firmaların işletme sermayesi ihtiyacını artırarak finansman gereksinimini büyütüyor. Bu tür belirsizlikler ihracatçıların rekabet gücünü de zorlayan unsurlar haline geliyor.” dedi.

Kimya sektörünün geniş bir sanayi ekosistemine girdi sağlayan stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Çağan, küresel ticaretin sağlıklı işleyebilmesi için istikrarlı bir uluslararası ortamın büyük önem taşıdığını belirtti. Bölgede devam eden çatışmaların sadece siyasi değil ekonomik sonuçlar da doğurduğunu dile getiren Çağan, şu değerlendirmede bulundu: “İhracatçılar olarak en büyük temennimiz savaşın bir an önce sona ermesi ve bölgede kalıcı bir huzur ortamının tesis edilmesidir. Barış ve istikrar, küresel ticaretin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip. Bölgeye barışın gelmesi hem emtia piyasalarındaki dalgalanmaları azaltacak hem de ticaretin daha sağlıklı bir zeminde gelişmesine katkı sağlayacaktır.”

“Turkish Construction Materials markasıyla ABD pazarında vitrine çıktık”
Orlando’da 17-19 Şubat tarihleri arasında düzenlenen NAHB International Builders’ Show (IBS) 2026 Fuarı’nda Türk yapı ve yapı kimyasalları sektörünün “Turkish Construction Materials” markasıyla ABD pazarındaki üretim gücünü ve ihracat vizyonunu sergilediğini kaydeden Başkan Çağan, AKMİB’in özellikle boya ve yapıştırıcı gruplarında sürdürülebilir ve akıllı yapı çözümleriyle dikkat çektiğini belirtti.
Başkan Çağan, Türk ihracatçı birliklerinin iş birliğiyle kurulan ortak info standının sektörün üretim kapasitesi, kalite standartları ve yenilikçi çözümlerini uluslararası alıcılarla buluşturduğunu vurguladı. Özellikle yapı sektörüne girdi sağlayan kimya alt sektörlerinde ABD’ye yönelik ihracatta dikkat çekici artışlar yaşandığına işaret eden Başkan Çağan, “Boya, vernik ve mürekkep grubunda ABD’ye ihracatımız geçen yıl yüzde 13,5 artışla 48,8 milyon dolara ulaştı. Yapıştırıcılar ve tutkallar grubunda ise yüzde 36,1’lik artışla 21,9 milyon dolar seviyesine çıktık. Fuarda öne çıkan enerji verimli malzemeler, akıllı yapı çözümleri ve sürdürülebilir üretim anlayışı Türk firmalarının ürün portföyüyle yüksek uyum gösteriyor. Bu temasların orta ve uzun vadede yeni ihracat anlaşmalarına dönüşmesini bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“AKMİB’in yeni yıldız pazarları Fas ve Singapur”
AKMİB’in şubat ayı ihracat performansını ülkelere ve ürün gruplarına göre analiz eden Başkan Çağan, Kuzey Afrika ve bazı uzak pazarlarda güçlü artışların görüldüğünü belirterek şunları söyledi: “Şubat ayında Fas, 63,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 19,2 pay ile AKMİB ihracatında ilk sırada yer aldı. Bu ülkede yüzde 5 bin 305 oranında artış yakaladık. Fas’ın ardından 29,5 milyon dolar değer ile Romanya ikinci sırada, 25,7 milyon dolar değer ile Hollanda üçüncü sırada yer aldı. Singapur gibi yeni pazarlarda da çok güçlü artışlar görüyoruz. Bu ülkeye yüzde 7 bin 674 artışla 15,9 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik.
Şubat ayına ihracatımızı ürün grupları bazında değerlendirdiğimizde mineral yakıtlar ve mineral yağların ihracatta başı çektiğini görüyoruz. 198,9 milyon dolar değer ile mineral yakıtlar ve mineral yağlar ihracatımızın yüzde 60’ından fazlasını oluşturdu. Plastik ve plastik mamulleri 57,6 milyon dolar ile ikinci sırada, anorganik kimyasallar ise 25,6 milyon dolar değer ile üçüncü sırada yer aldı.” (Mersin Times)
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin konsorsiyum ortağı olduğu ‘REMEDIES 5.0 Lokasyon Temelli, İnsan Merkezli Su Restorasyonu Yoluyla Kentler ve Limanlar için Kıyı Direnci ve Mavi Ekonomi İnşası Projesi’, Ufuk Avrupa kapsamında yayımlanan, ‘HORIZON-MISS-2025-03-OCEAN-05: Restoring Ocean and Waters in waterfront Cities and their Ports’ çağrısı altında desteklenmeye hak kazandı.

Dış İlişkiler ve Projeler Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘REMEDIES 5.0’ projesi; 4 farklı deniz havzasında, teknoloji temelli izleme yöntemleri ile doğa tabanlı restorasyon uygulamalarını sahada birleştiriyor. Avrupa’nın kıyı kentleri ile limanlarında kirliliği azaltmayı, ekosistemleri iyileştirmeyi ve kıyı dayanıklılığını artırmayı hedefleyen projede, 15 ülkeden 52 kurum yer alıyor. Proje kapsamında; Atlantik ve Arktik, Baltık ve Kuzey Denizi, Akdeniz, Tuna ve Karadeniz havzalarında yürütülecek uygulamalarla, kıyı kirliliği ve ekosistem bozulması doğrudan saha çalışmalarıyla ele alınacak.

Özgökçeler: “Büyükşehir ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, Mersin kıyıları için 4 yıl boyunca birlikte çalışacak”
Dış İlişkiler ve Projeler Şube Müdürlüğü’nde proje uzmanı olarak görev yapan Cansu Nisa Özgökçeler, Mersin için ayrılan toplam 1 milyon Euro bütçeyle Mersin Büyükşehir Belediyesi ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün kıyı restorasyonu için 4 yıl boyunca birlikte çalışacağını ifade etti. Özgökçeler, “Dış İlişkiler ve Projeler Şube Müdürlüğü’nün koordinasyonunda yürütülecek proje, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ve İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’yla birlikte eşgüdümlü çalışmalarla sahada hayata geçirilecek” dedi. Proje kapsamında, Mersin kıyılarında yapay zekâ destekli deniz ve nehir su kalitesi izleme çalışmaları yürütüleceğini söyleyen Özgökçeler, “Drone ile kıyıdaki plastik atık yoğunlukları haritalanacak ve Aydıncık’ta ‘Posidonia Oceanica’ deniz çayırlarının restore etme çalışmalarımız olacak; ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü ile habitat haritalaması ve pilot ekim uygulamaları yapılacak. Proje kapsamında amfibik tekne satın alınacak ve nehir ağzı ile deniz kıyılarında temizlik çalışmaları yapılacak. Balıkçılarla birlikte de denizden ve dipten atık toplama çalışmaları gerçekleştirilecek” diye konuştu.

Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde de doğa temelli çözüm altyapısı kurularak faaliyetlerinin yürütüleceğini belirten Özgökçeler, vatandaş bilimi ağı oluşturularak, düzenli kıyı temizliklerinin yapılacağını; gençler ve balıkçılara yönelik atık ve farkındalık eğitimleri de düzenleneceği bilgisini verdi.
“Projenin en dikkat çeken yönü ‘demo kent yapısı’ olması”
Projenin en dikkat çeken yönünün ‘demo kent yapısı’ olduğunu ve proje kapsamında Avrupa’nın farklı deniz havzalarında toplam 13 kıyı kenti ve limanda pilot uygulama yapılacağını aktaran Özgökçeler, seçilen kentlerin, uygulamayı kendi sahasında kurarak test edip ölçeğini büyüteceğini ve sonuçlarını diğer kentlerle paylaşacağını söyledi.
Projede yer alan demo kentler ise Trondheim, Gran Canaria (Arinaga kıyı şeridi), Turku, Sylt, Antwerp Limanı ve Scheldt Haliçi, Ostend, Viyana, Pomorie, Kranj ve Velenje, Mersin, Portorož Marinası, Mikonos ve Santorini ve Koper olarak sıralanıyor. (Mersin Times)
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.