ABDULLAH AYAN
Brent petrolün 100 dolar üzerinde kalmasının Türkiye ve Mersin ekonomisine olası etkileri:
1-Türkiye’de akaryakıt fiyatları, Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün fiyatları ve dolar kuru baz alınarak hesaplanır.
Brent petrolün 100 dolar bandının üzerine yerleşmesi (an itibariyle 110 dolar), ham madde maliyetini artırdığı için benzinde ve özellikle motorinde yeni zam dalgalarını kaçınılmaz kılar.
WTI-Brent Makası: WTI petrolün 100 dolar, Brent’in ise 110 dolar civarında olması, aradaki farkın (spread) 12 dolara yaklaşması demektir.

Bu durum, küresel arz sıkıntısının ABD iç piyasasından ziyade bizim de dahil olduğumuz uluslararası piyasalarda çok daha derin hissedildiğini gösteriyor..
2. Dolar Kuru Çarpanı
Sadece petrol fiyatı değil, doların TL karşısındaki değeri de (Mart 2026 itibarıyla yaklaşık 44,32 TL) bu artışı katlar. Petrol 110 dolara çıkarken kurun da yüksek seyretmesi, ithal edilen her varilin maliyetini rekor seviyelere taşır.
18 Mart’ta benzine yapılan 2,17 TL’lik zammın bir kısmı devlet tarafından (Eşel Mobil sistemi) karşılandı, ancak Brent petrolün 108-110 dolar bandında kalıcı olması durumunda pompaya 2-3 TL daha artış olarak yansır.
**
Peki petrol fiyatlarının artışı özelde Mersin’ i nasıl etkileyecek?
Akaryakıt zamları lojistik maliyetlerini pek çok açıdan vurur:
-Limana gelen malların Anadolu’ya dağıtımı veya Anadolu’dan gelen ihraç mallarının limana ulaşması tamamen karayoluna (TIR taşımacılığı) bağlıdır. Motorindeki her 1 TL’lik artış, nakliye navlun fiyatlarına anında hem de çarpan olarak yansır.
-Boş Konteyner Maliyeti: Petrol fiyatlarındaki artış, küresel gemi hatlarının “yakıt ek ücreti” (BAF) uygulamasına neden olur. Bu da zaten düşük kur nedeniyle yeterince zorlanan ihracatçının dış pazarda rekabet gücünü daha da zayıflatır.
Tarımsal Üretim ve İhracat (Yaş Meyve Sebze)
Mersin’in ekonomik ve asıl yanıyla sosyal etkileri bakımından can damarı olan narenciye ve yaş sebze-meyve sektörü, petrol fiyatlarına pek çok nedenle tahminlerin de ötesinde duyarlıdır:
-Üretim Maliyeti: Çiftçinin traktöründe kullandığı mazotun litresi 70 TL bandını aşarsa, ürünün tarladaki maliyeti henüz toplanmadan artmış olur.
Soğuk Hava Zinciri: Mersin’den Avrupa’ya veya Rusya’ya giden tırların soğutma sistemleri (Frigo) ek yakıt tüketir.
110 dolarlık Brent petrol, “soğuk zincir” nakliyesini de lüks haline getirebilir.
Gübre ve İlaç: Petrol türevli olan gübre ve zirai ilaç fiyatları, ham petrol artışını 1-2 ay gecikmeyle takip eder. Bu da gelecek sezonun ekim maliyetlerini şimdiden ipotek altına alır.
Gübre konusunda asıl etki bölgenin en büyük tedarikçisi İran üretiminin savaşın ilk patladığı gün durmasıyla zaten ortaya çıkmış ve fiyatlar inanılmaz boyutlara sıçramıştı. Petrol fiyatlarının küresel arenada artması gübre üretimini etkilemesi yanında asıl darbeyi tarım üreticisine vuracaktır…
Kritik Eşik: Eğer petrol 110 doların üzerinde kalırsa, Mersinli ihracatçının lojistik maliyeti toplam maliyet içindeki payını %20’lerden %30’lara çıkarır.
Bu durum, özellikle düşük katma değerli ama hacimli ürünlerin (örneğin mermer, bakliyat, çimento, un, narenciye vb) dış pazarda fiyat tutturmasını zorlaştırır.
16 Mart 2026 itibarıyla küresel taşımacılık şirketleri, artan maliyetler nedeniyle konteyner başına 30- ile 90 dolar arasında “Acil Yakıt Ek Ücreti” (Surcharge) uygulamaya başladı.
Bu bile, Mersin’den yapılan her ihracat yüklemesinin maliyetini doğrudan etkileyecek bir faktör…
Peki, Mersin savaşla tetiklenen ve ne zaman, nasıl biteceği meçhul bir petrol şokuna karşı ne yapmalı?
Bunu da olası gelişmeler ışığında bir sonraki makalede ele alayım… (Mersin Times)
ASAYİŞ
24 Mart 2026ASAYİŞ
24 Mart 2026ASAYİŞ
24 Mart 2026ASAYİŞ
24 Mart 2026ASAYİŞ
24 Mart 2026ASAYİŞ
24 Mart 2026ASAYİŞ
24 Mart 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.