Gazeteci Şirin Çavuş Yiğit’in kaleminden; Hoş bir seda gibi kalacaksın Sırrı abimiz…
  • Mersin Times
  • Genel
  • Gazeteci Şirin Çavuş Yiğit’in kaleminden; Hoş bir seda gibi kalacaksın Sırrı abimiz…

Gazeteci Şirin Çavuş Yiğit’in kaleminden; Hoş bir seda gibi kalacaksın Sırrı abimiz…

Mersin’in önemli kalemlerinden Gazeteci Şirin Çavuş Yiğit, Barış Adamı Sırrı Süreya Önder’in yaşamını yitirmesi üzerine bir yazı kalem aldı. Oldukça duygusal ve bir o kadarda ülkenin Sırrı Süraya Önder şahsında Barışa olan özlemi anlatan Gazeteci Şirin Çavuş Yiğit’in makalesini okurlarımız için yayınlıyoruz.

ABONE OL
3 Mayıs 2025 23:51
Gazeteci Şirin Çavuş Yiğit’in kaleminden; Hoş bir seda gibi kalacaksın Sırrı abimiz…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hoş bir seda gibi kalacaksın Sırrı abimiz…

ŞİRİN ÇAVUŞ YİĞİT

Bejan Matur’un dediği gibi: “Boynumuz ağrıyacak geriye bakmaktan.”

Şimdi biz de o ağrıyla yaşıyoruz.

Haberi yolda alan yolunu şaşırdı.

Son ışık sönmüş gibiydi diyen de var,

Yorulduğunu düşünüp biraz dinlenmeni isteyen de…

Gülen yüzüyle, herkesi kucaklayan yapısıyla, mutlak barış diyen sesiyle, umut aşılayan duruşuyla içimizi ferahlatan bir adamı uğurluyoruz. Ve içimizde tarifsiz bir boşlukla baş başayız.

Bu bir ölüm değil sadece; bu, bir umudu kaybetmek.

Bir eksilme hali…

Kabullenilmesi güç bir ayrılık.

Onun yokluğu, bir haberin soğuk yüzünden çok daha fazlası.

İçimize çöken bu inkâr, bu sarsıntı, ilk kez bu kadar derin yaşanıyor.

Ve görüyorum ki, görüşü ne olursa olsun Türkiye’nin dört bir yanında milyonlar aynı hissi paylaşıyor.

Hep birlikte bekledik. Umut ettik.

Dualar ettik.

Kötüyü yakıştıramadık ona.

Çünkü o hep güzel şeyler söylerdi bize.

İçimizi yeşerten cümleleriyle karamsarlığı dağıtırdı.

Ve biz de inandık: Bir sabah uyanacağız ve iyi haberler alacağız diye.

Ama olmadı.

Çünkü o sadece bir siyasetçi değil, bir umut taşıyıcısıydı.

Gülümseyen yüzüyle siyasetin sert yüzünü yumuşatmıştı.

Hakikatin sesi olmuştu, vicdanın ete kemiğe bürünmüş haliydi.

Konuştuğunda içimizde bir şey filizlenirdi.

Cesareti bulaşıcıydı, sözü duru ve netti.

Yerinin dolmayacağını bilmek bile, onun büyüklüğünü anlatmaya yetmez.

Bazı insanlar sadece yaşarken değil, gittiklerinde de bizden bir parçayı alıp götürürler.

O da öyle yaptı.

Gitti ama bir yanımızı da beraberinde götürdü.

Sinema yaptı, yazdı, direnç gösterdi…

Halkının hikâyesini hep yürekten, samimi ve cesurca anlattı.

Mecliste oturduğu koltuk onun için bir güç değil, bir sorumluluktu.

Vicdandı.

Zamanı geldiğinde sadece sözleriyle değil, suskunluğuyla da çok şey anlattı.

Her kelimesi tartılıydı; kolay kurulacak cümleler değildi onlar.

Yürek isterdi, dürüstlük isterdi.

Ve şimdi…

Kabullenmek en zoru.

Ey gülen yüzlü adam…

Sırrı abimiz.

Şimdi biz biraz daha yalnızız.

Ama söz veriyoruz: Gülümsemeyi unutmayacağız.

Barış umudunu diri tutacağız.

Mücadeleni ve hafızanı yaşatmak bizim boynumuzun borcu olacak.

Hoşça kal demiyoruz sana.

Bu hiç yakışmazdı.

Sen, hoş bir seda gibi kalacaksın içimizde… (Mersin Times)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.