“Metaverse algılayabileceğimizden öte bir yerde”
Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim üyesi Seyit Tahir Özüölmez gerçek dünyanın sanal dünya ile birleşmesinin bir sonucu olan Metaverse hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Seyit Tahir Özüölmez açıklamasında, “Metaverse var olan sanal gerçeklik sistemlerinin içerisinde kurgulanan bir alt gerçeklik aslında. Alternatif gerçeklik diye sunulan öyleymiş gibi hissettiğiniz kavramsal meseleden bahsediyor. Metavers anlamak için onu deneyimlemek lazım” ifadelerini kullandı.
HABER: NAZLI BİLİM
Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim üyesi Seyit Tahir Özüölmez gerçek dünyanın sanal dünya ile birleşmesinin bir sonucu olan Metaverse hakkında Mersin Üniversitesi gazetecilik bölümü öğrencisi Nazlı Bilim’e görüşlerini bildirirken, “Metaverse var olan sanal gerçeklik sistemlerinin içerisinde kurgulanan bir alt gerçeklik aslında. Alternatif gerçeklik diye sunulan öyleymiş gibi hissettiğiniz kavramsal meseleden bahsediyor. Metavers anlamak için onu deneyimlemek lazım” ifadelerini kullandı.
Meta (Öte) ve Universe (Evren) kelimelerinin birleşiminden oluşan metaverse, var olan evrenin ötesinde bir yer olarak tanımlandığını belirten Özüölmez, “Metaverse var olan sanal gerçeklik sistemlerinin içerisinde kurgulanan bir alt gerçeklik aslında. Alternatif gerçeklik diye sunulan öyleymiş gibi hissettiğiniz kavramsal meseleden bahsediyor. Metavers anlamak için onu deneyimlemek lazım.” ifadelerini kullandı.
“Sizi var olan gerçeklikten hem özümsemek hem de uzaklaştırmak isterler”
Özüölmez, günümüzde dijital meta kavramına da bakmamız gerektiğini, Meta’nın bir metaryel malzeme olarak kullanıldığını söyleyerek, “Algılayabileceğimizden öte bir yerde insanların ortak olarak ona değer atfediyor olması, sanalında var olan gerçekliğin altında kurgulanan gerçekliğin değerini de inşalar belirliyor.” şeklinde konuştu. Bu sürecin dijital oyunlarla başladığını, insanın alım satım denkleminde ki zayıflıklarını kullanarak o sanal dünyanın içerisinde ben buradayım demek için kullandığını belirterek, “AR dediğimiz (artırılmış gerçeklik), Big Street dediğimiz (karıştırılmış gerçeklik) ya da Virtual reality (sanal gerçeklik) yaratılmış mekanların içerisinde ki dijital olgulara bir değer atfedelim ve değerlendirelim istediler. Metavers kavramı da bu örtüye çıkmaya başladı.” dedi. Metaverse’nin şu an ki haliyle çizgi film gibi görünüyor olması ve bu çizgi film haliyle oluşturulan şeylere de avatarlar denmeye başlanması hakkında da konuşan Özüölmez, “Bunlar satın alınabilir olduğu için insana benzeyen ya da insanın tamamen ötesinde seçimler de dahil sizi var olan gerçeklikten hem özümsemek hem de uzaklaştırmak isterler, bu bağlamda eğlence endüstrisi bu gerçeklik üzerine kurulmuştur” şeklinde konuştu.
“Görselliğin zirvesi de sanal gerçeklik”
Facebook firması adını meta olarak değiştirmesi ve metaverse diye bir kavram ortaya atmasıyla, sanal gerçeklikle ilgili çalışmalar yapan Oculus şirketini de kendi bünyesine katarak meta ismi altında milyonlarca facebook kullanıcısını sanal gerçekliğin içerisine alıp orada araziler yaratılan metaverse denilen mekanda topladı. Facebook bu bağlamda biçim ve form değiştirilerek daha görsel bir hale geldi, görselliğin zirvesi de sanal gerçeklik. Bu konu da Özüölmez, “Sanal gerçeklik gözlüklerini deneyimlemiş bir insanla deneyimlememiş bir insanın metaverse’i doğrudan anlatması çok zayıf, nesnel bir yaklaşım olmadığı için kafasında kurması gerekiyor. Metaverse dünyasında arsaların alınıp satılması, görünmeyen ortamlarda bir değer yaratılıp buralarda sanal paralarla para transferleri gerçekleştirmeleri hep verilen değerler üzerinedir. Ama bir de gerçekler var bir başlık satın alıp kafanıza geçirebilirsiniz bu başlıkla bir şeyler görüp duymaya başlıyorsunuz. Henüz bir şeyler hissedip koku alıp bir yerden bir yere koşamıyorsunuz bulunduğunuz ortamın genişliğiyle sınırlı bazı şeyler ama şu anda gelinen teknoloji iyi bir başlangıç ve gelinen nokta çok parlak bir nokta.” şeklinde konuştu.
“Var olan bedensel kimliğinizin ötesine geçip yeni bir benlik yaratabilirsiniz”
Metaversün biyolojik boyutuna da değinen Özüölmez, “Sanal gerçekliği insan sağlığı noktasında değerlendirdiğinizde hareketsiz bir alanda size bu sanalı sunmayı öneriyor. Olaya birde şu perspektiften baktığınız zaman insanlar bu işe girdikten sonra bağımlılık konusu gündeme gelmeye başlayabilir. Bir tür bağımlılıkla yaratılan gerçekliğin var olan gerçeklikle değiştirmek isteyebilirler. Ön beyninin İnsanın kişiliğini, benliğini yaratırken yeni gelişen bireylerde var olan gerçekliği algılama noktasında henüz var olan gerçekliği içine sindirememişken bir de alternatifini sunarsanız onu tercih edebilirler. Dolayısıyla gözlük içerisinde uyuyup tekrar uyanan birey var olan gerçeklikle ilişkisi sınırlanmaya başlayabilir. Yeme içme gibi durumlar, hareketsizliğin vermiş olduğu bedensel sorunlar gibi. Alternatif perspektiften bakacak olursak’ ta orada ki gerçeklik algısı yapabilirim duygusuyla var olan fiziksel gerçekliğiniz arasında kuramadığınız paralellik size zarar olarak dönüyor. Ama bu anlamda bir birliktelik tutturulursa hiç hareket etmeyen bireyleri de yerinden hareket edebilecek olunması da bizim için kazanım olarak görülüyor.” İfadelerini kullandı.
Metaverse’ de var olan sosyal gerçeklik içerisinde yeni bir alt gerçeklik yaratıp orada var olan bedensel kimliğinizin ötesine geçip yeni bir benlik yaratabildiğini de vurgulayan Özüölmez, “Öz bilinç, bilinç altı üzerine tehlikeli olabileceği gibi engelli bir bireyin yeniden hayat bulması için kendine hem ekonomik hem de kişilik, değer yaratma noktasında yeni bir dünya, bir çıkış kapısı olarak görüyor. Bugün ki adıyla meta kavramına uzun vadeli bir bakış açısından baktığımız zaman ortaya çıkan yeni olasılıklar ve bunların doğurabileceği olasılıklar insanların bu anlamda gelişebilmesi için temel dinamikleri ortaya koyuyor.” dedi.
Bunun yanında Unreal Engine 5 Lumen in the Land of Nanite teknolojisiyle var olan yapay veya doğal ışığı birebir kopyalayarak Nanite teknolojisiyle de milyonlarca veya milyarlarca poligonlar sayesinde fotografik gerçekliğe ulaşabilindiğini kaydeden Özüölmez, “Bu teknolojiyi sanal gerçeklik gözlüğüne aktardığınız zaman çizgi film gibi olan görüntüler kaskı takmayla çıkarma arasında alternatif gerçeklik var olan gerçekliğin parametrelerini içeriyor. Duyuların yanında artık fizyolojik parametreler de ortaya çıkacak. Yani Bedeninizi bir yere transfer ediyorsunuz ama alternatif gerçeklik yarattığı için insanda kusma bulantı hissi oluşturuyor. Birçok insan bundan şikayetçi, bu durumu ilaç gibi anormal yollarla aşmaya çalışıyorlar. Ama olayı doğal yollarla aşabilecekleri bir yöntem var mekanik sandalyelerle sizi bağlayıp 360 derece döndürerek bedeninizin de sanki ordaymış gibi fiziksel dünyayı sanal dünyaya bağlamaya çalışıyor. Unreal Engine fiziksel dünyayı sanal olarak yaratabilecek kapasiteye ulaşarak basit bir oyun konsolunda çalışabilir noktasında yani hem yazılım hem de donanım olarak hazırız diyebiliriz” şeklinde konuştu. (Mersin Times)