DOLAR 13,71940.4%
EURO 15,56840.18%
ALTIN 786,210,93
BITCOIN 715974-7,91%
Mersin
15°

KAPALI

12:58

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

  • Mersin Times
  • “KÜRESEL ŞİDDET RAPORU’NDA TÜRKİYE CİNAYETTE 13. SIRADA”

“KÜRESEL ŞİDDET RAPORU’NDA TÜRKİYE CİNAYETTE 13. SIRADA”

ABONE OL
1 Ocak 2021 00:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Ayfer Baydar, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafında ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ nedeniyle düzenlemiş olduğu söyleşiye katılarak, kadınların insan hakları ihlallerinin engellenmesinde ve kadına yönelik şiddete karşı mücadelede atılması gereken adımları anlattı. Dünyada her 3 kadından birisinin şiddete maruz kaldığını vurgulayan Av. Ayfer Baydar, “Dünya Sağlık Örgütü’nün, Küresel Şiddet Raporu’nda Türkiye, ‘öldürme’de 41 ülke arasında 13. sırada yer alıyor” dedi.

Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye, Mersin Barosu Başkanı Av. Ali Er, Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkan Yardımcıları Av. Meral Özcan, Av. Gülay Serin Sakar, Mersin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Veysel Topkaya, Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, sivil toplum örgütleri temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.

25 Kasım 1960 tarihinde, Dominik Cumhuriyeti’nde tecavüz edilerek vahşice öldürülen Mirabal Kız Kardeşler’in özgürlük ve insan hakları için verdikleri mücadele, Dünya’da ve Türkiye’de insan hakları savunucuları ve kadın hareketleri için bir sembol haline geldiğini ve 1999 yılında Birleşmiş Milletler’in 25 Kasım’ı ‘Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü’ olarak ilan ettiğini hatırlatan Av. Ayfer Baydar, “Aradan geçen 57 yıldan sonra gelişen kadın hareketine ve insan hakları savunucularına rağmen, dünya devletleri ve toplumları kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması konusunda başarısız kaldılar. Dünya ölçeğinde her 3 kadından biri bugün şiddetin değişik biçimlerine halen maruz kalmaktadır. Dünya üzerinde tüm kadınlar ülke, etnik köken, sınıf, din, ekonomik ve sosyal statü gözetmeksizin, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kalma riski ile karşı karşıyadır.

Bugün dünyada milyonlarca kadın, çalışma hakkından, seyahat özgürlüğünden yararlanamıyor; pantolon giydiği için kırbaçlanabiliyor, bisiklete binmesi, araba sürmesi , sandalyeye oturması kamu otoritesi tarafından yasaklanabiliyor. Binlerce kadın mezhep savaşlarının yol açtığı acımasız dünyada canlarından oluyor, tecavüze uğruyor. ABD’de her 90 saniyede 1 kadın tecavüze uğrarken, Irak’ta Nisan 2003’ten bu yana savaş sırasında ve sonrasında, en az 400 kadının tecavüze uğradığı, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporlarında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün, Küresel Şiddet Raporu’nda Türkiye, ‘öldürme’de 41 ülke arasında 13. sırada yer alıyor.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre, ülke genelinde yaşamının herhangi bir döneminde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranı %39,3’tür (son on iki ayda %9,9).Yaşamın herhangi bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddetin birlikte yaşanma yüzdesi 41,9’dur (son on iki ayda %13,7). Kentte fiziksel şiddet oranı %38 iken, kırsalda %43’tür. Sadece eğitim düzeyi düşük olan kadınlar şiddete maruz kalmamaktadır. Eğitim düzeyi daha yüksek olan kadınlar arasında bile her 10 kadından 3’ü eşleri tarafından fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmıştır. Evlenmiş kadınların hayatındaki en yaygın şiddet eşlerinden gördükleri şiddettir. Kadınların %7’si çocukluklarında (15 yaşından önce) cinsel istismar yaşadıklarını belirtmişlerdir” diye konuştu.

“KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ ÖNLEMEK, ORTAK VE KARARLI MÜCADELEYİ GEREKTİRİR”

Kadına yönelik şiddet, kadının en temelde yaşamını tehdit eden ve toplumsal hayata katılımına engel olan sosyal bir sorun olduğunu kaydeden Av. Ayfer Baydar, “Ulusal ve uluslararası düzeyde belirlenen politikalara ve uygulamalara rağmen, dünyanın her yerinde ortaya çıkan bir sorun olan kadına yönelik şiddet; çok yönlü, bütüncül, kapsayıcı plan ve politikalarla toplumsal düzeyde, ortak ve kararlı bir mücadeleyi gerektirir. Türkiye, Uluslararası anlaşmalara taraf olarak birçok taahhütte bulunmuştur. ‘Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ (CEDAW), 19/01/1986 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Demokrasi ve adalet, ekonomik ve sosyal kalkınma, kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olması, toplumun ve siyasal iktidarın bu konuda kararlı adımlar atmasıyla mümkün olacaktır” ifadesini kullandı.

“KADINA YÖNELİK ŞİDDET SADECE KADIN SORUNU DEĞİL, TOPLUMSAL BİR SORUNDUR”

Günümüzde kadına yönelik şiddet olgusunun sadece bir kadın sorunu olarak değil, toplumsal bir sorun olarak çok yönlü gündeme alındığını ve çözüm üretmek için sosyo ekonomik koşullar, politik gelişmeler ve kültürel etkenlerle birlikte değerlendirilmekte olduğunu dile getiren Av. Ayfer Baydar, toplumsal farkındalığın ancak böylece sağlanabileceğini söyledi.

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı’nın 2016-2020 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca yürürlüğe girdiğinin bilgisini veren Av. Ayfer Baydar,  “Eylem Planı ile; mevzuat düzenlemeleri, farkındalık yaratma ve zihniyet dönüşümü,  koruyucu ve önleyici hizmet sunumu ve şiddet mağdurlarının güçlenmesi, sağlık hizmetlerinin düzenlenmesi ve uygulanması, kurum kuruluşlar arası işbirliği ve politika sağlanması amaçlanmaktadır” dedi.

“KADINLARIMIZA GÖNÜLLÜ DANIŞMANLIK HİZMETİ VERİYORUZ”

Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi şiddete maruz kalan, maddi durumu yetersiz olan kadınlara, haklarını anlatmak ve haklarını kullanmalarına yardımcı olmak için hukuki açıdan gönüllü danışmanlık hizmeti verdiğini söyleyen Av. Ayfer Baydar, “Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezimiz; kamu kurumlarıyla ve sivil toplum örgütleriyle ortak hareket ederek, kadınlarımızın karşılaşmış olduğu sorunlarına çözüm arayışlarına girmekte, eğitim ve bilgilendirme çalışmaları yapmaktadır. Kadın cinayetlerinde ve şiddet olaylarında kadınlarımızın yanında yer almakta, açılan davalarda davaya müdahil, gözlemci olarak katılmakta ve davayı sonuna kadar takip ederek failin en ağır şekilde cezalandırılması için elinden geleni var gücüyle yapmaktadır. Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi, 48 kayıtlı avukatı ile kadınların mücadelesinde kamuoyu desteği sağlamaları için Mersinli kadınların yanında yer almaktadır. 24 kadın avukatımız, nöbet listesi dâhilinde danışmanlık hizmeti vermektedir. İlçe örgütlenmeleri ile ilçelerde farklı meslektaşlarımız desteğini sürdürmektedir. Merkeze müracaat eden kadınlara talepleri gözetilerek olay örgüleri tespit edilip, en acil uygulanması gereken tedbirler alınmaktadır. Gizlilik kararları ve koruma talepleri hukuki yardımında bulunulmaktadır. Mersin Barosu Adli Yardım Bürosu, maddi durumu yetersiz kadınlarımıza boşanma davalarında ücretsiz avukatlık hizmeti vermektedir” şeklinde konuştu.

Av. Ayfer Baydar konuşmasının sonunda, “Böyle bir günde Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak, insan hakları mücadelesinde, kadına yönelik her türlü ayrımcılığı; emeğine, bedenine ve kimliğine yönelik her türlü şiddeti reddediyor, kadınlarımıza sessiz kalmayın, şiddete katlanmayın söylemi ile kadına karşı şiddete hayır diyoruz. Şiddetin olmadığı, sevgi dolu bir dünya diliyoruz” dedi.

Etkinlik, Arslanköy Kadın Tiyatro Topluluğu’nun tiyatro gösterisi ile son buldu. (Mersin Times)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.