• Mersin Times
  • CHP’de ki Sorun Sadece Kılıçdaroğlu mu ? (2)

CHP’de ki Sorun Sadece Kılıçdaroğlu mu ? (2)

ABONE OL
1 Ocak 2021 00:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP nin kuruluşundan beri Demokrasiye bakışı sorunludur. Demokrat olamıyor çünkü çoğulculuğu içselleştiremedi.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Ümmetten Millete geçerken tekçiliği seçti.

 

Ancak bizim gibi çok kimlikli ülkelerde bunu uzun zaman sürdürmek çok kolay değil. Tek kimlik dayatarak demokrat olunmuyor. Çok kimliklik bir Türkiye gerçeği. Yaşadığımız çağa uygun olarak, farklılıkların birliği olarak anlaşılacak, farklı kimliklerin bir arada yaşama siyaseti geliştirerek ülke barışının sağlanması ortada duruyor.

 

CHP bu sorunu yeterince konuşmadı ve tartışmadı. Aklı halen Fabrika ayarlarında. 95 yıl önceki fabrika ayarları bu günün gerçeği değildir. Söz konusu olan insan, makine değil. Bunun içindir ki solculuğu ve demokratlığı sorunludur. Demokrasi ütopyası, kendisi için demokrasi, kendisine yetecek kadar demokrasi isteminden öteye geçemedi.

 

CHP nin Ekonomiye bakışı da sorunludur.

Cumhuriyetin kuruluşunda sonra toplanan İzmir İktisat Kongresi ile seçilen Ekonomik model, serbest piyasa ekonomisidir. Ancak Türkiye nin özgün koşullarında sermaye ve sermayedarın yokluğun, 1929 Dünya Ekonomik kriziyle birleşince, yurttaşlarının temel ihtiyaçları, KİT ler yoluyla çözmeye yönelmiştir.

Bu model günün gerçeğinde çok doğrudur.

 

Ancak, KİT ler ilk yıllarda çok önemli roller üstlenmelerine rağmen, zamanla siyasi iktidarların arka bahçesi olmuş, yandaşların istihdam alanlarına dönüştürülerek verimli olmaktan çıkmıştır. Zararlarıyla Hazineye yük olmuştur. KİT ler verimli çalışmadığından zenginlik yaratmıyor, Zenginlik yaratmadan külfet olan KİT ler, Devletin sosyal sorumluluklarını yerine getirmeye engel olmaktaydı. Bu gerçeğe rağmen, CHP halen İktisadi Devletçilikten kurtulamadı. CHP günü konuşmuyor, reel ekonomiyi yeterince tartışamıyor. Bu nedenle Ekonomik gündem yaratmıyor, sürecin arkasında sürükleniyor.

 

Solun geçmişten kalan bir alışkanlığı olarak sürekli bölüşümü konuşur. Üretmeden neyi bölüşeceğiz? Kendiliğinden üretim çok eskilerde kaldı. Şimdi en önemli sorun üretimin yönetimidir. Üretilen zenginliklerin bölüşümde siyasi tercihler başlar. Sol siyaset, emekçileri ve dezavantajlı gruplarla birlikte yoksulları korur. Ücret ve vergi politikaları ile elde edilen varlıklar insanca bölüşülür. Ancak bölüşülecek zenginliğin yaratılması için, öncelikle üretimin yönetiminde etkin rol almalı ve politikalar geliştirmelidir.

 

Bu kafa karışıklığı nedeniyle 1961,1974 ve 1978 deki kısa iktidarlarında, iktidarı bırakmasının temelinde hep ekonomik sebepler olmuştur. Özellikle 1979 yılında iktidarı bırakırken, arkasında uzun kuyruklar da bırakmıştır.

 

İşte CHP nin yıllardır konuşmadığı tartışmadığı ve siyaset üretmediği kritik alan burasıdır. İnsanların ihtiyaç hiyerarşisi ekmekle başlar. Onu sağlık, barınmak, güvenlik ve eğitimle devam eder. Eşitlik özgürlük, adalet ve ekolojik talepler saydığım temel ihtiyaçlardan sonra gelir. Refaha dönük taleplerle konfora dair taleplerin sıralaması doğru yapılmalıdır.

 

Nitekim seçim sonuçları da bunu gösteriyor. CHP ye oy verenler Sahilde ve sayfiyelerde yaşayıp, belli bir refaha ermiş, yaşam konforu için yaşam tarzlarına müdahale edilmesini istemeyen kitlelerle, kimlik sorunundan dolayı CHP ye sığınmış Alevilerdir. Öyle söylendiği gibi emekçiler yada köylüler CHP ye oy vermiyor.

 

CHP Yerel Yönetimler içinde model geliştiremedi. Halbuki yerel yönetimler hizmetin de iktidarında ilk kapılarıdır. Yerel yönetimlerde başarılı olmadıkça, Hükümet olmak mümkün değildir.

Önceki yıllarda CHP Büyükşehirlerin tamamında yerel iktidar oldu. Ancak başarılı olamadığından tamamını kaybetti.

 

Belediyecilik, sosyal fayda sağlayan iktisadi bir faaliyettir. Her biri çok önemli bütçeler yönetiyor. Basiretli bir iş adamı yetisinde olmak gerekir. Halbuki tercihlerde bu olgu gözetilmiyor. Çünkü Belediyelerden beklenen ihtiyaç belli değil. Ne çıkarsa bahtına.

 

Geçmiş uygulamalarda çok başarılı olan Belediye Başkanları var. Ancak Partinin Başkanlardan beklediği başarının gereği olmaktan çok, bireysel başarıdan öteye geçemedi. Ankara da Vedat Dalokay şehircilik ve kent mimarisinde, Murat Karayalçın Kentleşme ve barınma konusunda, Celal Doğan Gaziantep in bu günkü sanayileşmesinin öncü gücü, Eskişehir de Yılmaz Büyükerşen Kent Estetiği ve kültürel mirasın ayağa kaldırılması, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer Yavaş şehir modeliyle farklılık yaratmıştır. Ancak bu başarılar bireysel olup, bir sistem içinde değil.

 

Halbuki her belediye bunları tek tek uygulamak yerine, tamamını birlikte bir program içinde uygulamalıdır. CHP, bu başarılı uygulamaları birleştirerek Sosyal Demokrat Belediyecilik olarak bir programa bağlamalıdır. Böylece ihtiyaç tespit edildikten sonra bu hizmete uygun başkan adaylarının seçimi kolay olacaktır.

 

CHP nin sorunu Genel Başkanın kim olmasından önce, izlediği siyaset tarzında.

Bu sorun çözüldükten sonra genel Başkanın kim olacağı konusunu kolay çözülür. 03.08.2018 (Mersin Times)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.