Yazı Detayı
29 Kasım 2018 - Perşembe 13:43
 
Şeffaflık masalı ve gerçekler..
Abdullah Ayan
abdullahayan@gmail.com
 
 

Şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri de tıpkı birlikte yönetme gibi günümüzün katılımcı belediyeciliğinin olmazsa olmazları.

 

Bu nedenle siyasi görüşleri birbirinin zıddı pek çok adayın bu üç ilkeyi diline pelesenk ettiğini görüyoruz.

 

Oysa tıpkı birlikte yönetme ve katılımcılık gibi şeffaflık ve tamamlayıcısı olarak kabul edilmesi gereken hesap verilebilirlik temelinde dünya görüşü, inanılan pek çok evrensel değere doğrudan bağlı…

 

Demokrasiyi benimsememiş biri katılımcılığı ne kadar içselleştirmiş olabilir ki?

 

İçselleştirilemediği içindir, seçimlerden önce kampanya boyunca "kenti birlikte yöneteceğiz" diyenlerin gerçek yüzleriyle (bir iki istisna dışında) koltuğu kaptıktan sonra tanışıyoruz.

 

Tanıştıktan sonra da iş işten geçiyor. Bırakın sokaktaki vatandaşı, kendisini oraya taşıyan insanlarla, kadrolarla bile yollarını ayırma gereği duyuyor çoğu aday…

 

Adaylık ve kampanya dönemi boyunca cep telefonunu önüne gelene veren ve "bu telefon 24 saat açık olacak" diyenlerin hangisine seçimlerden sonra ulaşabildiğini sormaya gerek var mı?

 

Seçilmeyenler arazi oluyor, seçilenlerse en az 10 telefon kullanmaya başlıyor. Ve genelde kampanya dönemi açık olan o telefonlara seçimlerden sonra; özel kalem, danışman, sekreter, koruma vs. gibi pek çok farklı unvana sahip kişi cevap veriyor.

 

Başkanlar da haklı, her şeyden anladıkları ve her şeye müdahale etme ihtiyacı duydukları için işleri başlarından aşkın. Bu durumda gelecek olan ve çoğu da Belediyeleri ilgilendirmeyen sayısız taleple nasıl baş edecekler?

 

Kimisi seçim öncesi telefonunu ya kapatıyor, ya da unutturuyor.

 

Daha insaflı olan ve geleceği düşünen akıllılarsa, "başkan şu an toplantıda, sorunu bana söyleyin, kendisine ileteceğim" gibisinden 'yarım elma gönül alma' babından yöntemlere başvuruyorlar.

 

Şeffaflık ve ona bağlı olarak hesap verebilirlilik diğer ilkeler gibi demokrasinin kurumsallaşmadığı ülkelerde hatta yörelerde seçilen kişinin anlayışına, kendisinin belirlediği sınırlara bağlı…

 

Demokrasinin olmazsa olmazı bu ilkelerin kurumsallaşması adına AB ile uyum çerçevesinde 2003 yılında çıkarılan Bilgi Edinme Kanunu bir devrim niteliği taşımaktaydı.

 

Kanunun hayata geçmesinden sonra pek çok kamu kurumu gibi belediyelerin de önceleri ciddiye almadıkları, talepleri küçümsediği bir bocalama dönemi de yaşandı.

 

Ama o kanunun hayata geçtiği güne kadar burnundan kıl aldırmayan belediyeler dahil devletin her kademesindeki bürokrasinin bir süre sonra yelkenleri suya indirdiği görüldü.

 

İndirmeyenlere de, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu hadlerini bildirmede hayli etkili oldu.

 

AB ile tam üyelik sürecinde işlerliği güçlü olan, vatandaşın haklı bilgi edinme taleplerine bürokrasinin ve yerel yönetimlerin yanıt vermemesini hoş görmeyen, yargıya başvuru yolu dahil, yasal yaptırımlara bağlayan o süreç bugün eski heyecanını yitirmiş gibi görünüyor.

 

Örneğin vatandaşın Belediyelerden istediği kimi bilgilere "ticari sır" zırhı büründürenler var ve özellikle belediye iktidara yakınsa, birileri "kamu kurumunun ticari sırrı mı olurmuş?" sorusunu dahi soramıyor.

 

Oysa Türkiye olarak bugün farklı yerlere de savrulmamız, dünyada demokrasinin yerelden başladığı gerçeğini değiştirmiyor.

 

Yerel demokrasinin özünü ise sizin vergilerinizle size hizmet verenlerin, paranızı nasıl harcadıklarını sorgulamanız, birey olarak denetlemeniz oluşturuyor.

 

Bu durumda o hesap sorma mekanizmalarının zayıflatılması, AB sürecinden uzaklaştıkça yozlaştırılması değil aksine güçlendirilmesi, zamanın ruhuna uygun yeni yöntemlerle pekiştirilmesi gerekir.

 

Burada yerel yönetimlerin ve o yönetimlere aday olup bizden oy isteyenlerin vaatleri, dünya görüşleri, demokrasiyi hangi ölçüde içselleştirdikleri önem kazanıyor.

 

Özellikle de şeffaflık, hesap verebilirlik gibi ilkeler kişilerle kaim olmamalı, kurumsal işleyişe kavuşturulmalı…

 

Örneğin bugün kimi Belediye internet sitesine, kimisi de Belediye giriş kapısına günlük gelir ve gider tablosunu asıyor ama hangi kişiyi hangi vasıflara göre, hangi yöntemlerle işe aldığı, hangi işi kime hangi kriterlerle verdiği, hangi ihale şartnamesine hangi maddeyi neye göre koyduğu bilinmiyor…

 

Oysa pek çok Başkan halk günü adı altında etkinlikler düzenliyor. Bu etkinlikleri dert dinleme seanslarından, şov olmaktan çıkarıp halk meclisleri hüviyetine dönüştürmek, bu toplantılarda o ay yapılanları katılımcılarla paylaşmak, bir sonraki ay yapılması düşünülen projelerle ilgili o projeden etkilenen sokak, mahalle, semt başta olmak üzere tüm belde yaşayanlarının görüşlerini almak hiç zor değil…

 

Tabii böylesi bir şeffaf yönetim tarzı, katılımcılık anlayışını içselleştirmiş yöneticiler, kadrolar için geçerli.

 

Bu ülkede ise en demokrat görünen Başkan bile zaman içinde bambaşka bir anlayışa doğru savruluyor…

 

 "biz eksenli " diye yola çıkan nice adayın, seçildikten sonra nasıl "ben merkezli" hale geldiğini bazen hüzün, çoğu zaman da ibretle izleyerek geçiyor yıllar…

Daha da kötüsü, bu çarpık savrulmaları kader diye benimseyen geniş kitlelerin, siyasete ve siyasetin kadrolarına, aktörlerine olan güvenlerini yitirmeleri… (Mersin Times)

 
Etiketler: Şeffaflık, masalı, ve, gerçekler..,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Akkuyu Akdeniz' i daha da ısıtacak…
Mersin'i refaha ulaştıracak kontayner terminal projesi buharlaşırken..
Mersin Büyükşehir belediyesinin borçları, Meclisin denetim ısrarı…
Katılımcılık, sivil toplum, Kent Konseyi…
23 Haziran sonrası.. Nereye doğru?…
'Sahili temizlemeyin, ileride Millet bahçesi yapacağız' diyen akıl…
Bir helikopter hikayesi, Mersin' i bekleyen fatura…
Şeffaflık, hesap verebilirlik sözde olmaz, özde olur…
Erdoğan' ın kaybı sürüyor, İmamoğlu kazanacak…
Çamlıbel Deniz Parkı yeniden açılırken…
Huawei batı blokuna giren Truva atı mı?
ABD- Çin ticaret kavgası, Huawei meydan savaşına döner mi?
Çin-ABD ticaret savaşı, nereye doğru?
Küreselleşmede değişen dinamikler, ABD- Çin Ticaret Savaşı..
Kent konseyleri ne yapmalı, ne yapmamalı?
Kent Konseylerinin kente yük olma halleri…
Belediyeler ve ufak tefek dokunuşlar (kent içinde mavi bayraklı plajlar)…
Mersin' in ayağına gelen altın fırsat: Millet Bahçesi yapımının durdurulması…
Mersin Büyükşehir borç batağında…
Metro balon çıktı, onay hafif raylı sistem projesine verildi…
89 gibi başladı, 94 gibi bitmesin… (2)
Siyasetin bu iklimi, bu diliyle nereye doğru?
Mersin' i yeniden metro masallarıyla avutmayın…
Son yerel seçimler, metropolleri kaybeden AK Parti' nin büyük düşüşü…
31 Mart seçimleri ve değişen siyaset iklimi…
Yerelde katılımcı yönetim ve bütçe…
Kim kazandı, kim kaybetti?
89 gibi başladı, 94 gibi bitmesin…
Sandığa giderken..
Yeni Büyükşehir Başkanını bekleyen tablo ve Haciz gelen Belediye…
Projeler iyi de, para nerede?
Kapatılmayan kanalın, Hediye' nin kahreden öyküsü…
Teknoloji ve gazetecilik…
Mersini bekleyen fırsatlar, uyutulan projeler…
Mersin yeni Marmara olur mu?
Çin ve mütevazi bir köy öyküsü…
Çinli kahvecinin 'gerilla savaşı' …
Küresel kahveci Starbucks Çin' de…
Mersin uyutulurken, Gaziantep raylı sistemi nasıl hayata geçirdi?
Mersin' in kent içi ulaşım modeli arayışları, Gaziantep'in raylı sistem başarısı…
Yerel seçimler, Mersin' deki kaos ve olası sonuçları…
Kışla arazisi ve Müftü Deresini kapsamayan Millet Bahçesi topal projedir…
Nasıl bir Başkanlık, nasıl bir Başkan!..
Yerel seçimler; Akdeniz' de kim ne yapar?
Adayları kim belirler? Yerel demokrasinin neresindeyiz?
2010'dan bugüne küresel marka trendleri ve değişen paradigma…
2010' dan bugüne Dünyanın en değerli markaları…(ABD'den Çin'e kayan eksen)
Dünyanın en değerli markaları…
Mersin' in yaşadığı en büyük afet…
Yerel seçimlere doğru Mersin.. (Vahap Seçer' li CHP' nin durumu)
Yerel seçimlere doğru Mersin… (AKP-MHP ittifakı, Tuna' nın şansı)
2019' a girerken Mersin' in yatırım envanterine bakış…
Fadime Taner hocamın anısına...
Çukurova Havalimanı bir alandan ibaret değil ki..
Enerjide merkezileşmeye karşı yerelleşme...
Küreselleşme sevdasından küreselleşme karşıtlığına…
Ulus devletleri besleyen finans kapitalin yeni evresi…
CHP, Mersin Büyükşehir' i nasıl kazanır?
Mersin' de Büyükşehir tablosu şimdiden netleşirken…
Mersin'i kurtaracak (!) yatırım geliyor…
Nasıl bir Başkanlık, nasıl bir Başkan!..
MESBAŞ Sayıştay raporu; bir kuzudan kırk post çıkarma halleri…
Mersin' de yerel seçim beş parti arasında mı geçecek?
Hükümet Konağı sadece konak değildi ki…
Enflasyon belası, sorunun temeli…
Sanırım o şansımız da yok artık…
AK Parti-MHP yerel ittifakı Mersin özelinde neden tıkandı?
AK Parti-MHP ittifakını Mersin düğümü bitirecek…
Mersin' in bölgesel dengeleri, yerel ittifak denklemleri …
Mersin özelinde yerel ittifaklar…
Bahçeli' nin yerel seçim hamleleri…
İttifak hikayeleri, geçmiş deneyimler…
İyi Parti' nin Mersin Büyükşehir' i alma iddiası…
CHP' nin Yerel ittifak denklemleri ve Mersin…
Yerel seçimlere doğru Mersin.. (Kocamaz faktörü ve MHP)
Yerel seçime doğru Mersin ve CHP…
Yerel seçimler öncesi Mersin (AKP- MHP cephesi)…
Yerel seçimlere doğru Mersin…
Zindanlardan devlet başkanlığına, vatan hainliğinden Nobel barış ödülüne…
Krizi fırsata çeviren ülke…
Güney Kore, krizlerden dersler çıkarmak…
Amazon' un önlenemez yükselişi…
Trump- Bezos kavgası… Amazon üzerinden Washington Post' u çökertme girişimleri…
Telgraftan Twitter' e değişen dünya..
CHP' nin vakitsiz yeni yol arayışları…
Çevre düşmanı projelere karşı, yerel demokrasinin önemi…
Küreselleşmeye karşı yerelleşme…
Pompeipolis' in, Soli' nin dinmeyen feryadı…
24 Haziran seçimleri… Kim kazandı, kim kaybetti?
Erdoğan kaybediyor…
Çeşitli özel ve kamu hastaneleriyle şehir Hastanelerinin maliyet karşılaştırması…
Nicelikten niteliğe doğru yargı ve adalet…
Yeni seçimler, eski yöntemler…
Partiler de ölür…
Dünden bugüne Akkuyu nükleer projesi…
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Özlü Sözler
Cahil olanların merhameti ve lütfu azdır…


Mevlana
Bir Hadis
Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


SADİ
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı