Yazı Detayı
01 Haziran 2018 - Cuma 19:46
 
Nicelikten niteliğe doğru yargı ve adalet…
Abdullah Ayan
abdullahayan@gmail.com
 
 

Nicelikten niteliğe doğru yargı ve adalet…

Bir önceki makalede nicelikten niteliğe dönüşümün ekonomiye olası katkılarını, ihracat sektörü verilerinden yola çıkarak ele almaya çalışmış, orta gelir tuzağından bir türlü çıkamayan Türkiye' nin refaha ermesinde ihraç ürünlerini katma değer bakımından zengin hale getirmenin, özellikle de global marka yaratmanın önemine değinmiştim.

Nicelikten niteliğe dönüşüm salt ekonomiyle ya da ekonominin ihracat sektörüyle sınırlı değil.

Hayatın her alanında özellikle de AK Partinin iktidar olduğu şu son 16 yıllık zaman diliminde benzer tablolar çıkıyor karşımıza…

Belli yaş grubunun üstündekiler bilir, bilmekle de kalmaz, yaşayarak gördüler.

İster en gelişmiş kent İstanbul' da, ister gerilerdeki herhangi bir doğu güneydoğu ilinde bir mahkemeye yolu düşenler, adaletin hangi ortamlarda dağıtılmaya çalışıldığını yıllarca ibretle izledi.

Kiralık köhne binalar, mezbeleliği andıran daracık odalar, farelerin cirit attığı dosyalara tanıklık ettik onca zaman…

Sonra AK Parti geldi, gerçekten bu alanda büyük adımlar attı.

İstanbul ve İstanbul' un en gelişmiş ilçelerinden Şişli Adliyesini hatırlarım. Kiralık bir iş hanının tıkış tıkış koridorları, o koridorlardaki yığılmış onca davacı/davalı, sanık/tanığın birbirine karıştığı kelimenin tam anlamıyla içler acısı kaotik tablo…

Bugün artık İstanbul' un iki yakasında devasa Adalet Sarayları arzı endam etmekte…

Sadece İstanbul' da da değil.

Mersin, Antep, Kayseri, Konya' da… 

Yıllar önce hatırlıyorum da Silifke' ye bir dava için gittiğimde kaymakamlık müştemilatı gibi birkaç odaya sıkışmış Adliyeyi bulmakta epeyi zorlanmıştım.

Bugün Silifke bağımsız bir kompleks içinde yer alan Adalet Sarayına sahip…

Görmedim ama büyük olasılıkla Güneydoğu ve Doğuda da bu böyledir.

Nicelik olarak iyileşme mekanlardan ibaret te değil.

Bilişim ve yazılımın gelişmesi, bilgisayarlaşmanın hayatımızın her alanına girmesi gibi Adalet sistemine de çok değil 20 yıl ince hayal edilemeyecek kadar büyük, devrimsel etkileri oldu.

Dosya kavramı neredeyse ortadan kalktı. Davalar tüm bilgi ve belgeleriyle bilgisayar ortamına taşındı. Artık tozlu arşivlerden evrak bulma dönemi de tarihe karıştı.

Avukat artık adliyeye gitmeden, depolardan dosya bulup çıkarma zahmetine girmeden dünyanın neresinde olursa olsun, bilgisayarıyla takip ettiği davanın tüm dökümanlarına erişebiliyor, dava bile açabiliyor.

Tüm bunlar çok olumlu ve sadece yargı çevresini değil, hepimizi ilgilendiren, rahatlatan gelişmeler.

Buraya kadar her şey yolunda gibi görünüyor.

Ama gerçek öyle mi?

Evet Adalet Saraylarına kavuştuk ama ya adaletin kendisine?

Bugün dava yükü altında ezilen bir yargı sistemi , adalet dağıtıldığına, ya da yargıdan çıkan kararların adil olduğuna inanmayan insanların kahir çoğunlukta olduğu bir ülke Türkiye…

Büyük binalar, görkemli saraylar, bilgisayarlarla donatılmış alt yapı…

Nicelik olarak her şey yolunda…

Peki o saraylarda dağıtılacak adalet?

Nitelik, nitelik nerede?

Ne demek istediğimi anlamak için yurt dışında bir mahkemeyi, yargılamanın nasıl işlediğini görmenize gerek yok.

Herhangi bir diziye göz atın, anlarsınız aradaki dağlardan büyük farkı…

Neden mi?

Çünkü bu ülkede yargıç ve dolayısıyla yargı bağımsız değil.

Yargıcın bağımsız olmadığı yerde adalet te adil biçimde dağıtılmıyor. Adaletin olmadığı yerde vatandaş mağdur oluyor olmasına da bununla kapanmıyor mesele…

Adaletin olmadığı, yargıya güvenin duyulmadığı yere yabancı yatırımcı da gelmiyor, yatırımcı gelmeyince kıt kaynaklarınızın ötesine geçen nitelikli dış kaynak akmıyor. Hepsi birbirine zincirleme bağlı bir dizi unsur… Tepesinde de olmazsa olmaz Demokles' in kılıcından beter adalet terazisi sallanıyor.

Adaletin sağlanmamasında en önemli sebep yargının bağımsızlığı ama bununla bitmiyor. Şeytan detayda gerek misali ayrıntı niyetine göz atacağımız rakamlarda ürkütücü.

2002' de bu ülkede 10 milyon icralık dosya vardı.

2017' de 24 milyonu aştı.

Artan iş yükü, kararını vicdanına göre verirken, ülkenin muktedirleri ne der? tedirginliğiyle vicdanı arasında gidip gelen yargıçlar…

Bu tablodan herkesi tatmin eden adalet çıkmaz…

Ne diyordu şarkı: "neyleyim köşkü, neyleyim sarayı, içinde salınan yar olmayınca"

Saraylara taşınsa da, millete adaleti adil dağıtmayan yargıyı kim ne yapsın?

 
Etiketler: Nicelikten, niteliğe, doğru, yargı, ve, adalet…,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Özlü Sözler
Bir köy muhtarsız olmaz.Bir iğne ustasız olmaz,sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz, biliyorsun.Nasıl oluyor ki; nihayet derecede muntazam şu Kâinat Hakim’siz olur ?


BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ (R.A)
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı