Yazı Detayı
01 Eylül 2018 - Cumartesi 03:40
 
Krizi fırsata çeviren ülke…
Abdullah Ayan
abdullahayan@gmail.com
 
 

İkinci Dünya savaşı sonunda kazanan ABD koşulsuz teslim olan Japonya' ya General MacArthur' u atar.

Başkent Tokyo' ya üssünü kuran General askeri başkan sıfatıyla yerle bir olmuş kısa zaman öncesinin düşman ülkesini eğitim, endüstrileşme, devlet yönetimi alanlarında pek çok yenilikle ayağa kaldırmaya girişir.

Hayli başarılı olan MacArthur' u Başkan Truman 1950' de patlak veren Güney- Kuzey savaşı sırasında bu kez Güney Kore' nin kurtarılması ve ayağa kaldırılması amacıyla BM' lerce oluşturulan müşterek ordunun komutanlığına getirir.

Yıllar sonra efsanevi komutan, Japonya ve Güney Kore gözlemlerini anlatırken aslında birbirine yakın sanılan iki ülkenin farklılaştığı hayli ilginç özelliğe dikkat çekecektir.

MacArthur, feodal Japonya' nın endüstrileşme programını hazırlarken, lokomotif görevini büyük sermaye gruplarının lokomotif görevini üstleneceği, belirli sayıda holdingin desteklenmesine ağırlık verilmesini ister.

Ancak model işlemez. İşlemez çünkü, Japonya' da kalkınmanın dinamiği küçük aile işletmeleridir. (bugünkü tanımla KOBİ' ler) Ve bu işletmeler başta görmezden gelinince sistem çalışmaz. Ta ki teşvikler büyük holdinglerden küçük işletmelere kaydırılıncaya kadar.

Bu tecrübeye sahada yaşayarak tanık olan MacArthur, beş yılın ardından Güney Kore' ye ayak basınca, Japonya' da düştüğü hatayı tekrarlamamak için bu kez Kore için hazırlanan kalkınma modelinde öncülüğün KOBİ' lere verilmesini ister…

Ne mi olur?

Evdeki hesap yine çarşıya uymaz.

Uymaz çünkü, tarım toplumu Kore' de sermaye birikimi ve sanayileşme potansiyeli Chaebol diye adlandırılan birkaç büyük aile şirketinin elindedir.

Kısa süre sonra teşvik politikaları bu kuruluşlara yoğunlaştırılır ve ülke tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişini bu şirketlerin öncülüğünde gerçekleştirir.

O kadar ki, gemi sanayi, dünya çapında müteahhitlik hizmetleri, otomotiv gibi sektörler başta olmak üzere dünya sahnesine güçlü giriş yapan Güney Kore' nin 1989 yılındaki performansına bakıldığında ülkenin üretimden kaynaklanan satışlarının 41' ini ve toplam ihracatının 50' sinden fazlasını toplam 43 chaebolün gerçekleştirdiği görülür.

Özellikle de 1961 askeri darbesiyle iktidara çöken Generaller, milli kalkınma modeli adı altında hem devletin ve devlet gözetimindeki bankalarda biriken tüm finans kaynaklarını hem de özellikle 80' lerin sonunda ucuzlayan ve bollaşan küresel sermaye kaynağını Kore' ye çekip, bu bir avuç şirkete aktarılması için her türlü çabayı gösterdiler.

Böylece ülkenin ekonomisi devletçe korunan, her türlü finansmanın devletçe sağlandığı, her türlü üretim ve hizmetlerinin de teşvike mazhar olduğu bu holdinglerin kontrolüne geçer.

1960' larda tekstil, 70' lerde ağır sanayi ve kimya sektörü, 80' lerde otomotiv derken, 90' larda akıl almaz inşaat furyasıyla hem kendileri alabildiğine büyüyen hem de hükümet destekli dış kredilerle çarkları çevirdikleri iddiasındaki chaeboller (aile holdingleri) Tayland' ta başlayan krizin Kore' ye sıçramasıyla okyanus ortasında fırtınaya yakalanan sandal misali sallanmaya başladılar.

Devlet garantili dış kredilerle öylesine borçlanmış ve ellerine geçen kaynakları hesapsız kitapsız alanlara savurmuşlardı ki, musluklardan akan su misali yabancılar bırakın yeni krediyi, mevcudu kurtarıp gitme derdine düşünce, zaten borçlarını karşılamayan öz kaynaklarıyla ortalıkta kalmalarına yol açar.

Yetmez, krizden çıkmak ve yabancı kaynakları yeniden çekmek için iktidar Güney Kore parası Won' u 100' e yaklaşan oranda devalüe etmek zorunda kalır. Bu ise zaten borçlarının büyük kısmı dolar olan şirketleri daha da kötü duruma düşürmekten başka işe yaramaz.

1990' lardan başlayarak günümüze kadar uzanan süreçte izlediğimiz krizlerin tümünün ortak kaderidir. Uluslar arası derecelendirme kuruluşları not kırarlar. 1997 Kasım sonunda Moody's Kore' nin notunu kırar.

İlk teslim bayrağını çeken KIA olur. Hükümetten acil yardım talebinde bulunur. Ancak 6 aylık komanın ardından 1998' de Hyundai tarafından yutulur. Tıpkı bir zamanların devi Daewoo' nun Amerikalı General Motors' a devredilmesi gibi.

O güne kadar her zor duruma düştüklerinde devletin koruyucu ve kurtarıcı gölgesine güvenen büyükler bu kez durumun farklı olduğunu ve sorunun bürokrasinin de siyasetçilerin de boyunu aştığını kısa zamanda anlamaya başlarlar.

Her kaptan gemisini kendi çabasıyla yüzdürüp, kapağı sakin bir limana atmak zorundadır artık.

Büyük şirketlerin ilk işi verimli olmayan, ayak bağı haline gelen kamburlarından kurtulma gerçeğiyle yüzleşmeleridir.

Oysa Güney Kore' de çalışanlar şirketlerini aile gibi görmüş, patronlar da babalığın sorumluluğuyla hareket etmiştir. Anlayış bu olunca bir babanın evlatlarını feda etmesine benzer zorlu ve acılı bir dönüşüme de yol açacaktır 1998 krizi.

Büyükler böylesine ağır bedeller öder de, küçükler ufak sıyrıklarla mı kurtulur?

KOBİ' lerin yediği darbenin büyüklüğü zamanla ortaya çıkar: Krizden önce 1996' da 14 olan KOBİ iflas oranı, 1998' de 40' a ulaşacaktır.

Sayılara çevrildiğinde çok daha dramatiktir tablo: 1996' da 11.600 KOBİ iflas etmişken, 1998' de 23 bin KOBİ iflas bayrağını çekecek ve çalışanlarıyla onca küçük işletme kepenk kapatacaktır.

Bunca yıkımdan sadece ekonomi ve iş dünyası değil, siyasette etkilenir.

Demir yumrukla ülkeyi yöneten iktidarlar dönemini de sona erdirir kriz.

Yıllarca askeri rejimlere karşı mücadele eden, darbecilerin defalarca öldürmeye kalkıştıkları, ömrü hapishanelerde ve işkencelerde geçmiş Kim Dae Jung 1997' de 4.kez girdiği demokratik yarıştan başarıyla çıkar. Bir zamanlar vatana ihanetten suçlanarak ölüme mahkum edilen Jung Halkın seçtiği Cumhurbaşkanıdır artık…

Ancak kendisini ve Güney Kore halkını çok ağır bir kriz ve krizin tam olarak sonu kestirilemeyen faturası beklemektedir…

Kim Dae Jung' un ülkeyi dönüştürüp, ağır sanayi hantallığının yerini bilişimin aldığı yeni döneme geçiş hikayesi bir başka makale konusu olsun…

 
Etiketler: Krizi, fırsata, çeviren, ülke…,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Raylı sistemde bir nal tamam geriye 'üç nal, bir at' bulmamız kaldı..
Vaatler ve gerçekler.. Bir Havalimanı hikayesi -4-
Vaatler ve gerçekler: Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi -3-
Vaatler ve gerçekler.. Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi -2-
Vaatler ve Gerçekler: Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi…
Katılımcı demokrasiyi hayata geçirmek..
Çeşmeli-Taşucu otoyolu.. Mersin' in ihmal edilmişliği üzerine bir yılan hikâyesi…
Vaatler ve gerçekler… Mersin aktardığı vergiye karşı Ankara' dan ne alıyor?
Veriler ışığında Mersin metrosunun finans yükü, yapılabilirliği…
Raylı sistem mi, metro mu tartışmasının göz ardı ettiği gerçekler..
Hafif raylı sistem mi, metro mu? Toplu taşımada kafa ve kavram karışıklığı..
CHP' nin saydamlık manifestosu, Mersin' de ticari sır duvarına takıldı…
Manifestodaki şeffaflık, pratikteki 'sır'..
Uyumayan şehirler, ölüm uykusundaki Mersin'i uyandırmak için ne yapmalı?…
Uyumayan şehirler…
Mersinli bu kadar mı saf?…
Akkuyu Akdeniz' i daha da ısıtacak…
Mersin'i refaha ulaştıracak kontayner terminal projesi buharlaşırken..
Mersin Büyükşehir belediyesinin borçları, Meclisin denetim ısrarı…
Katılımcılık, sivil toplum, Kent Konseyi…
23 Haziran sonrası.. Nereye doğru?…
'Sahili temizlemeyin, ileride Millet bahçesi yapacağız' diyen akıl…
Bir helikopter hikayesi, Mersin' i bekleyen fatura…
Şeffaflık, hesap verebilirlik sözde olmaz, özde olur…
Erdoğan' ın kaybı sürüyor, İmamoğlu kazanacak…
Çamlıbel Deniz Parkı yeniden açılırken…
Huawei batı blokuna giren Truva atı mı?
ABD- Çin ticaret kavgası, Huawei meydan savaşına döner mi?
Çin-ABD ticaret savaşı, nereye doğru?
Küreselleşmede değişen dinamikler, ABD- Çin Ticaret Savaşı..
Kent konseyleri ne yapmalı, ne yapmamalı?
Kent Konseylerinin kente yük olma halleri…
Belediyeler ve ufak tefek dokunuşlar (kent içinde mavi bayraklı plajlar)…
Mersin' in ayağına gelen altın fırsat: Millet Bahçesi yapımının durdurulması…
Mersin Büyükşehir borç batağında…
Metro balon çıktı, onay hafif raylı sistem projesine verildi…
89 gibi başladı, 94 gibi bitmesin… (2)
Siyasetin bu iklimi, bu diliyle nereye doğru?
Mersin' i yeniden metro masallarıyla avutmayın…
Son yerel seçimler, metropolleri kaybeden AK Parti' nin büyük düşüşü…
31 Mart seçimleri ve değişen siyaset iklimi…
Yerelde katılımcı yönetim ve bütçe…
Kim kazandı, kim kaybetti?
89 gibi başladı, 94 gibi bitmesin…
Sandığa giderken..
Yeni Büyükşehir Başkanını bekleyen tablo ve Haciz gelen Belediye…
Projeler iyi de, para nerede?
Kapatılmayan kanalın, Hediye' nin kahreden öyküsü…
Teknoloji ve gazetecilik…
Mersini bekleyen fırsatlar, uyutulan projeler…
Mersin yeni Marmara olur mu?
Çin ve mütevazi bir köy öyküsü…
Çinli kahvecinin 'gerilla savaşı' …
Küresel kahveci Starbucks Çin' de…
Mersin uyutulurken, Gaziantep raylı sistemi nasıl hayata geçirdi?
Mersin' in kent içi ulaşım modeli arayışları, Gaziantep'in raylı sistem başarısı…
Yerel seçimler, Mersin' deki kaos ve olası sonuçları…
Kışla arazisi ve Müftü Deresini kapsamayan Millet Bahçesi topal projedir…
Nasıl bir Başkanlık, nasıl bir Başkan!..
Yerel seçimler; Akdeniz' de kim ne yapar?
Adayları kim belirler? Yerel demokrasinin neresindeyiz?
2010'dan bugüne küresel marka trendleri ve değişen paradigma…
2010' dan bugüne Dünyanın en değerli markaları…(ABD'den Çin'e kayan eksen)
Dünyanın en değerli markaları…
Mersin' in yaşadığı en büyük afet…
Yerel seçimlere doğru Mersin.. (Vahap Seçer' li CHP' nin durumu)
Yerel seçimlere doğru Mersin… (AKP-MHP ittifakı, Tuna' nın şansı)
2019' a girerken Mersin' in yatırım envanterine bakış…
Fadime Taner hocamın anısına...
Çukurova Havalimanı bir alandan ibaret değil ki..
Enerjide merkezileşmeye karşı yerelleşme...
Küreselleşme sevdasından küreselleşme karşıtlığına…
Ulus devletleri besleyen finans kapitalin yeni evresi…
CHP, Mersin Büyükşehir' i nasıl kazanır?
Mersin' de Büyükşehir tablosu şimdiden netleşirken…
Mersin'i kurtaracak (!) yatırım geliyor…
Şeffaflık masalı ve gerçekler..
Nasıl bir Başkanlık, nasıl bir Başkan!..
MESBAŞ Sayıştay raporu; bir kuzudan kırk post çıkarma halleri…
Mersin' de yerel seçim beş parti arasında mı geçecek?
Hükümet Konağı sadece konak değildi ki…
Enflasyon belası, sorunun temeli…
Sanırım o şansımız da yok artık…
AK Parti-MHP yerel ittifakı Mersin özelinde neden tıkandı?
AK Parti-MHP ittifakını Mersin düğümü bitirecek…
Mersin' in bölgesel dengeleri, yerel ittifak denklemleri …
Mersin özelinde yerel ittifaklar…
Bahçeli' nin yerel seçim hamleleri…
İttifak hikayeleri, geçmiş deneyimler…
İyi Parti' nin Mersin Büyükşehir' i alma iddiası…
CHP' nin Yerel ittifak denklemleri ve Mersin…
Yerel seçimlere doğru Mersin.. (Kocamaz faktörü ve MHP)
Yerel seçime doğru Mersin ve CHP…
Yerel seçimler öncesi Mersin (AKP- MHP cephesi)…
Yerel seçimlere doğru Mersin…
Zindanlardan devlet başkanlığına, vatan hainliğinden Nobel barış ödülüne…
Güney Kore, krizlerden dersler çıkarmak…
Amazon' un önlenemez yükselişi…
Trump- Bezos kavgası… Amazon üzerinden Washington Post' u çökertme girişimleri…
Telgraftan Twitter' e değişen dünya..
CHP' nin vakitsiz yeni yol arayışları…
Çevre düşmanı projelere karşı, yerel demokrasinin önemi…
Küreselleşmeye karşı yerelleşme…
Pompeipolis' in, Soli' nin dinmeyen feryadı…
24 Haziran seçimleri… Kim kazandı, kim kaybetti?
Erdoğan kaybediyor…
Çeşitli özel ve kamu hastaneleriyle şehir Hastanelerinin maliyet karşılaştırması…
Nicelikten niteliğe doğru yargı ve adalet…
Yeni seçimler, eski yöntemler…
Partiler de ölür…
Dünden bugüne Akkuyu nükleer projesi…
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Özlü Sözler
Verilen emaneti yerine getirmek, en üstün doğruluktur.


HZ.EBUBEKİR (R.A)
Bir Hadis
Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


SADİ
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı