Yazı Detayı
07 Mayıs 2018 - Pazartesi 17:23
 
Dünden bugüne Akkuyu nükleer projesi…
Abdullah Ayan
abdullahayan@gmail.com
 
 

Yıl 1978...

Ecevit 3.hükümeti kurar ve o oluşturduğu kabinenin Enerji Bakanlığı koltuğunda Deniz Baykal oturmaktadır.

Ecevit' in Meclisten güvenoyu alan hükümet programında, ülkedeki en ciddi yokluklardan biri olan enerjiyle ilgili yapılacaklar sıralanırken "nükleer enerji santralleri ile ilgili çalışmaların sürdürüleceği" vaadi dikkat çeker.

Aslında vaat daha önceki Ecevit hükümet programlarında da "nükleer enerji santrallerinin hazırlığı ve yapımı hızlandırılacaktır"* yer almakta…

Osmanlı külleri üzerinde inşa edilen genç  Türkiye Cumhuriyeti, özellikle ithal bağımlılığının arttığı 1950'lerden itibaren zaten dış ticaret açığı ve buna bağlı döviz yokluğu çeken bir ülkedir ve bu açığı daha da büyütecek petrol faturası 1974 küresel petrol krizi ardından üç dört katına çıkan petrol fiyatlarının da etkisiyle, iki yakasını bir araya getiremeyen, enerji yokluğunun başı çektiği krizden krize sürüklenen görüntü arz etmektedir.

Bu nedenle petrol bağımlılığından kurtulmayı amaçlayan Türkiye' de Ecevit' in hükümet programlarında nükleer enerjinin kurtuluş reçetesi olarak sürekli yer alması boşuna değildir. Ecevit' in çiçeği burnunda Enerji Bakanı Baykal' ın Birinci Enerji Şürasında kaloriferler yanmadığı için titreyen katılımcılara "ilk hedeflerden biri olarak nükleer santralleri" göstermesi de sürpriz sayılmamalı…

Soğuk savaşın Nato sınır ülkesi Türkiye, kuracağı nükleer santral için dönemin en büyük düşmanı Sovyetler' in olası çatışmada ulaşılması en zor coğrafi nokta olarak Mersin Akkuyu' yu belirler.

Uzatmayacağım…

24 Ocak 80 kararlarıyla döviz darboğazının nispeten hafiflemesi ve fiyatların da serbest bırakılmasıyla petrol ithalatı normale döner, akaryakıt kuyrukları sona erer. Hayli pahalı nükleer enerji santral projeleri de sıkıntının azalmasıyla rafa kalkar, unutulur.

Hükümetler gelir gider, iktidarlar sürekli el değiştirir derken 2008' de AK Parti o unutulan nükleer santral projesini tozlu raflardan indirir. Üstelik nasıl bir ironidir ki, 1978' de Sovyet tehdidi nedeniyle Rusların en zor ulaşacağı nokta olarak belirlenen Akkuyu' da 30 yıl aradan sonra bu kez yapım için Rusya ile el sıkışılır.

İşte o projede sizler bu makaleyi okurken büyük olasılıkla Rusya Devlet Başkanı Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan' ın katılımıyla resmi temel atma töreni gerçekleşmiş olacak.

10 yıldır 'yapımı başladı başlayacak',' iptal edildi edilecek' gibi ikilemler arasında durmadan tartışılan, kasım 2015' te bir Rus askeri uçağının düşürülmesiyle ilişkilerin neredeyse savaş aşamasına geldiği partnerin bugün  stratejik ortaklık konumuna ulaşmasıyla çoğu tartışma 'şimdilik' sona ermiş görünüyor…

'Şimdilik' rezervini boşuna düşmedim.

2008' den bugüne gerek jeopolitik gerek teknolojik açıdan öylesine baş döndürücü gelişmeler yaşandı ki, o gün fazla kulak kabartılmayan, önemsenmeyen pek çok konu bugün hem dünyada hem de bölgemiz açısından ciddi anlamda konuşulmaya, tartışılmaya muhtaç…

Örneğin Japonya' da 2011 Fukuşima nükleer santral kazasıyla bir kez daha tartışmaya açılan NGS' lerin güvenlik sorunu ve özellikle Almanya' nın o kaza sonrası, tüm NGS yatırımlarını durdurup, stratejisini yenilenebilir enerjilere yöneltmesi.

"Almanya' dan bize ne?" diyenler çıkabilir ama kazın ayağı öyle değil…

Almanya sadece kendi ülkesinde vazgeçmedi, bankaların dış NGS yatırımlarına kredi vermesi de neredeyse olanaksız hale geldi. Daha da önemlisi Rus nükleer santrallerinin yapımında en önemli partner olan Alman Siemens firması da bu sektörden çekileceğinin işaretlerini vermeye başladı.

Siemens herhangi bir üretici aktör değil.

Örneğin Akkuyu' yu üstlenen Rus devlet şirketi Rosatom' un Akkuyu' ya referans gösterdiği Novovoronej santralinin en büyük tedarikçisi Siemens idi ve Siemens' in Akkuyu ile ne denli ilgilendiği, ilgileneceği büyük soru işareti…

Akkuyu' nun önündeki açmazlar bununla sınırlı değil, aşılması gereken çok daha önemli manialar var.

Bunların başında Rusya' nın Ukrayna işgaliyle başlayan süreçte ABD ve AB tarafından uygulamaya başlanan ve her gün bir daha artan ekonomik ambargo…

Bu ambargo nedeniyle Rus şirketlerin finansman sıkıntısı had safhada.

Ve finansman konusu 20 ilâ 22 milyar dolar arasında mal olacağı beklenen Akkuyu' nun önündeki en ciddi meselelerin başında geliyor.

Erdoğan iktidarı, finansman sorununun aşılması amacıyla Rosatom' a üç ortak önerdi. Ancak NGS' yi yapıp işletecek şirkete 49 oranında ortak olduğu duyurulan (Kolin-Kalyon ve Cengiz) yakın zamanda (şubat 2018) bu ortaklıktan çekildi. Çekilme gerekçesi de hayli ilginçti:

"Ortaklıktan çekiliyoruz, çünkü çok fazla belirsizlik var. Genel bir takım sıkıntılar var. Biz belirsiz şeylerin içinde yer almak istemeyiz"**

Bunlar olası riskler ama bana kalırsa Akkuyu' yu bekleyen asıl sorun 2008'den 2018'e gittikçe düşen ve son on senede yarı yarıya azalan güneş enerji maliyetleri.

Bunun için çok fazla kelam etmeye gerek yok.

2008' de tartışmaya başladığımızda Akkuyu NGS' den sağlanacak enerji için Türkiye' nin verdiği alım garanti fiyatı 12,35 sent/kw saat idi. Aynı tarihte güneş enerji maliyetleri de kw saat başına yaklaşık bu civarda idi.

Oysa yine Türkiye, bugüne kadar ülkede yapılacak en büyük güneş enerji santrali olarak lanse edilen Konya Karapınar santrali için 2017 mart ayında ihaleye çıktı ve ihaleyi 6,99 sent veren Güney Kore firması Hanwa ile Kalyon' un oluşturduğu ortak girişim grubunda kaldı.

21 ayda üretime geçmesi beklenen ve 600 bin haneye elektrik sağlayacak santral 1000 MW gücünde olacak.

Akkuyu 1,2 MW gücünde 4 birimden oluşacağına göre Konya Karapınar gibi 5 güneş enerji santrali kurulsa Akkuyu' dan fazla enerji üretilmiş olacak. Üstelik gittikçe düşen fiyatları göz ardı etsek bile bugünkü maliyetlerle nükleer santralden elde edilecek enerjinin yaklaşık yarı fiyatına…

Karapınar santrali 1,3 milyar dolara mal olacağına göre yine çok daha düşmesi beklenen fiyatlara karşı bugünkü maliyetlerle bile iki yıl içinde üretime geçmesi mümkün 5 Karapınar 6,5 milyar dolar yatırım gerektirirken, sonu ve ne zaman biteceği meçhul Akkuyu' ya 22 milyar dolar bulmak lazım.

Yaratacağı çevresel sorunlar, soğutma suyuyla ekolojik dengesini alt üst edeceği Akdeniz ve her an başımıza olmadık belalar açması kaçınılmaz nükleer atıklar da cabası…

Fotoğraf bu, karar sizin diyeceğim ama ne yazık ki, nükleer projeden en fazla etkilenecek Mersin halkının 80' inin ilk günden beri karşısında olmasına rağmen, elden yazıp çizmekten öte bir şey gelmiyor.

 

* TBMM' de okunan 2. ve 3. Ecevit hükümetleri programları (26.1.1977 ve 5.1.1978)

** Üçlü konsorsiyumdan Kolin yönetim kurulu üyesi Koloğlu' nun 6 şubat 2018 günü Hürriyet'te yayınlanan açıklaması

 
Etiketler: Dünden, bugüne, Akkuyu, nükleer, projesi…,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Özlü Sözler
Özünle, gözünle, sözünle işinde ol…


Hacı Bektaşı Veli
Bir Hadis
Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


SADİ
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı