Yazı Detayı
15 Nisan 2019 - Pazartesi 15:14
 
31 Mart seçimleri ve değişen siyaset iklimi…
Abdullah Ayan
abdullahayan@gmail.com
 
 

Türkiye gibi halkın iradesini sergilemek için eline geçirdiği fırsatı sandığa yansıttığı kaç ülke var derseniz? Gelişmiş demokratik ülkeler de dahil, dünyada çok fazla örnek olduğunu sanmıyorum…

 

Evet, gelişmiş demokrasilerde de seçimler önemli ama orada toplumun seçimler dışında da tavrını, tepkisini ortaya koyabileceği pek çok platform, önünde duran sayısız fırsat var.

 

O nedenle seçimlere Türkiye gibi özel önem atfedilmesi gerekmiyor…

 

Örneğin kimi başkanlar eliyle dejenere edilmeye çalışılsa da sistemin saat gibi işlediği, kuvvetler ayrılığı ilkesinin gayet sağlıklı işlediği ABD' de seçimlere katılma oranları Trump ülkenin başına bela oluncaya kadar 38-45' lar bandında hareket etti. (2014 seçimlerinde bu oran 36,7 ile ikinci dünya savaşından beri en düşük seviyeyi gördü)

 

Trump, kendi taraftarları kadar, karşı bloktaki demokratları da kenetlemiş ve tepki göstermeye sevk etmiş olmalı ki, 2018 kasım ayında yapılan ara seçimlerde ilk kez katılım rekoru kırıldı ve seçmenin 60' a yakını sandığa gitti.

 

Sadece ABD' de değil, bu kadar düşük oranlarda olmasa da Avrupa' nın gelişmiş demokrasilerinde halkın seçimlere katılım oranı bizdekine göre düşük. Örneğin her konuda halkın görüşüne başvurulan ve neredeyse 15 günde bir yerel sorunları bile sandık kurarak halkın iradesi doğrultusunda çözmeye çalışan 'referandum yorgunu' İsviçre' de son genel seçimlere katılım oranı 50' lerin altına (48) geriledi.

 

İyi de seçmenin yarısının katılmadığı bir seçim sistemiyle çıkacak sonuçlar nasıl demokratik kabul edilebilir gibisinden bir soru sorulabilir..

 

Yerinde ve üstelik çok ta haklı bir sorudur bu ama demokrasiler açmazlarını da kendi içlerinde barındırıyor. Ve unutmayalım ister ABD, ister İsviçre veya benzerleri toplumun kararlara katılımı konusunda sandık dışında pek çok mekanizmanın işlediği ülkelerde sandık ve sandıktan çıkacak halk iradesi tek ölçüt değil.

 

Bir de demokrasinin işlemediği ülkeler var. Bu ülkelerde seçimlere katılma oranı ne olursa olsun, sonuçta bir şey ifade etmiyor, çünkü sandığa giden yoldaki hiçbir mekanizma demokratik değil. Örneğin Suriye' de, örneğin Saddam Irak' ı veya Kaddafi Libya' sında seçime katılım oranını 99 ilan etseniz ne anlam ifade eder?

 

İşte iki uçta yer alan örneklerden farklı olarak Türkiye' de seçimlerin, seçimlere katılım oranlarının ve sandıktan çıkan iradenin halen bir önemi, anlamı var.

 

Türkiye insanı, özellikle iktidarlara tepkisini çok partili hayata geçtiğimiz ilk günden beri sandıkta gösteriyor. Üstelik çok ta sağduyulu kararlar verebiliyor.

 

Örneğin 1946' da despot tek partiye karşı ortaya çıkan muhalif Demokrat Partiye yönelmesi, sandık hileleriyle iradesinin çalınmasına karşı 1950' de önüne geçilmez kararlılıkla ve oranlarla CHP' yi sandığa gömüp, DP' yi iktidara taşıması böylesine bir tepkiydi.

 

1983' te darbeci cuntanın desteklediği ve başına kendilerinden bir emekli generali (Turgut Sunalp) getirdikleri MDP' ye karşı, halk gidip hiç hesaba katılmayan biçimde Turgut Özal' ın ANAP' ına yöneldi.

 

2002' de AK Partiyi iktidara taşıyan halk iradesi de benzer bir tavır sergiledi. On yıl boyunca ülkeyi kaostan kaosa sürükleyen ve halka hizmet yerine kendilerine çalışan siyaset sınıfını siyaset sahnesinden indirip, yerlerine yeni oluşan bir harekete emaneti verirken, denenmemişi deneme tavrı, mevcutlardan kurtulma kararlığı yadsınamaz…

 

Halk her zaman 1950'de, 1983 veya 2002' de olduğu gibi köklü değişimlere yol açacak radikal adımlar atmaz. Bazen de uyarır, kulak çeker, gerekirse tokadı basar. Bu tepkiler mevcut iktidarı göndermekten çok, kendisine çeki düzen verme mesajlarıdır.

 

Öyle çok gerilere gidip DP' ye 1958' de, ANAP' a 1989' da sandıktan verilen mesajları yazacak değilim.

 

Ama yakın zamanda hepimizin hatırlayabileceği sıcak örnekleri anımsayalım: 2008 krizi ve ardından gelip yaklaşık bir yıl süren küçülmenin gölgesinde yapılan 2009 yerel seçimlerinde seçmen, 2007 genel seçimlerinde 46,6 oy verdiği AK Partiyi 40' lara çekti. 6 puan düşüş aslında küçülen ekonominin sandığa yansıyan somut göstergesiydi.

 

İşte 31 Mart seçimlerine, tıpkı 2008' de başlayıp ekonomik anlamda 2009 yerel seçimlerine damgasını vuran krize benzer ama etkisi ve kapsama alanı çok daha geniş, özellikle de mutfağı yakması anlamında şiddeti onunla karşılaştırılmayacak büyüklükte bir krizin etkisinde gittik…

 

31 Mart gecesi nasıl bir tabloyla karşılaştığımız, daha da önemlisi o tablonun önümüzdeki dönemi nasıl şekillendireceği konusunda beklentilerimi, öngörülerimi de yazacağım ama sonraki makalede… (Mersin Times)

 
Etiketler: 31, Mart, seçimleri, ve, değişen, siyaset, iklimi…,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Raylı sistemde bir nal tamam geriye 'üç nal, bir at' bulmamız kaldı..
Vaatler ve gerçekler.. Bir Havalimanı hikayesi -4-
Vaatler ve gerçekler: Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi -3-
Vaatler ve gerçekler.. Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi -2-
Vaatler ve Gerçekler: Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi…
Katılımcı demokrasiyi hayata geçirmek..
Çeşmeli-Taşucu otoyolu.. Mersin' in ihmal edilmişliği üzerine bir yılan hikâyesi…
Vaatler ve gerçekler… Mersin aktardığı vergiye karşı Ankara' dan ne alıyor?
Veriler ışığında Mersin metrosunun finans yükü, yapılabilirliği…
Raylı sistem mi, metro mu tartışmasının göz ardı ettiği gerçekler..
Hafif raylı sistem mi, metro mu? Toplu taşımada kafa ve kavram karışıklığı..
CHP' nin saydamlık manifestosu, Mersin' de ticari sır duvarına takıldı…
Manifestodaki şeffaflık, pratikteki 'sır'..
Uyumayan şehirler, ölüm uykusundaki Mersin'i uyandırmak için ne yapmalı?…
Uyumayan şehirler…
Mersinli bu kadar mı saf?…
Akkuyu Akdeniz' i daha da ısıtacak…
Mersin'i refaha ulaştıracak kontayner terminal projesi buharlaşırken..
Mersin Büyükşehir belediyesinin borçları, Meclisin denetim ısrarı…
Katılımcılık, sivil toplum, Kent Konseyi…
23 Haziran sonrası.. Nereye doğru?…
'Sahili temizlemeyin, ileride Millet bahçesi yapacağız' diyen akıl…
Bir helikopter hikayesi, Mersin' i bekleyen fatura…
Şeffaflık, hesap verebilirlik sözde olmaz, özde olur…
Erdoğan' ın kaybı sürüyor, İmamoğlu kazanacak…
Çamlıbel Deniz Parkı yeniden açılırken…
Huawei batı blokuna giren Truva atı mı?
ABD- Çin ticaret kavgası, Huawei meydan savaşına döner mi?
Çin-ABD ticaret savaşı, nereye doğru?
Küreselleşmede değişen dinamikler, ABD- Çin Ticaret Savaşı..
Kent konseyleri ne yapmalı, ne yapmamalı?
Kent Konseylerinin kente yük olma halleri…
Belediyeler ve ufak tefek dokunuşlar (kent içinde mavi bayraklı plajlar)…
Mersin' in ayağına gelen altın fırsat: Millet Bahçesi yapımının durdurulması…
Mersin Büyükşehir borç batağında…
Metro balon çıktı, onay hafif raylı sistem projesine verildi…
89 gibi başladı, 94 gibi bitmesin… (2)
Siyasetin bu iklimi, bu diliyle nereye doğru?
Mersin' i yeniden metro masallarıyla avutmayın…
Son yerel seçimler, metropolleri kaybeden AK Parti' nin büyük düşüşü…
Yerelde katılımcı yönetim ve bütçe…
Kim kazandı, kim kaybetti?
89 gibi başladı, 94 gibi bitmesin…
Sandığa giderken..
Yeni Büyükşehir Başkanını bekleyen tablo ve Haciz gelen Belediye…
Projeler iyi de, para nerede?
Kapatılmayan kanalın, Hediye' nin kahreden öyküsü…
Teknoloji ve gazetecilik…
Mersini bekleyen fırsatlar, uyutulan projeler…
Mersin yeni Marmara olur mu?
Çin ve mütevazi bir köy öyküsü…
Çinli kahvecinin 'gerilla savaşı' …
Küresel kahveci Starbucks Çin' de…
Mersin uyutulurken, Gaziantep raylı sistemi nasıl hayata geçirdi?
Mersin' in kent içi ulaşım modeli arayışları, Gaziantep'in raylı sistem başarısı…
Yerel seçimler, Mersin' deki kaos ve olası sonuçları…
Kışla arazisi ve Müftü Deresini kapsamayan Millet Bahçesi topal projedir…
Nasıl bir Başkanlık, nasıl bir Başkan!..
Yerel seçimler; Akdeniz' de kim ne yapar?
Adayları kim belirler? Yerel demokrasinin neresindeyiz?
2010'dan bugüne küresel marka trendleri ve değişen paradigma…
2010' dan bugüne Dünyanın en değerli markaları…(ABD'den Çin'e kayan eksen)
Dünyanın en değerli markaları…
Mersin' in yaşadığı en büyük afet…
Yerel seçimlere doğru Mersin.. (Vahap Seçer' li CHP' nin durumu)
Yerel seçimlere doğru Mersin… (AKP-MHP ittifakı, Tuna' nın şansı)
2019' a girerken Mersin' in yatırım envanterine bakış…
Fadime Taner hocamın anısına...
Çukurova Havalimanı bir alandan ibaret değil ki..
Enerjide merkezileşmeye karşı yerelleşme...
Küreselleşme sevdasından küreselleşme karşıtlığına…
Ulus devletleri besleyen finans kapitalin yeni evresi…
CHP, Mersin Büyükşehir' i nasıl kazanır?
Mersin' de Büyükşehir tablosu şimdiden netleşirken…
Mersin'i kurtaracak (!) yatırım geliyor…
Şeffaflık masalı ve gerçekler..
Nasıl bir Başkanlık, nasıl bir Başkan!..
MESBAŞ Sayıştay raporu; bir kuzudan kırk post çıkarma halleri…
Mersin' de yerel seçim beş parti arasında mı geçecek?
Hükümet Konağı sadece konak değildi ki…
Enflasyon belası, sorunun temeli…
Sanırım o şansımız da yok artık…
AK Parti-MHP yerel ittifakı Mersin özelinde neden tıkandı?
AK Parti-MHP ittifakını Mersin düğümü bitirecek…
Mersin' in bölgesel dengeleri, yerel ittifak denklemleri …
Mersin özelinde yerel ittifaklar…
Bahçeli' nin yerel seçim hamleleri…
İttifak hikayeleri, geçmiş deneyimler…
İyi Parti' nin Mersin Büyükşehir' i alma iddiası…
CHP' nin Yerel ittifak denklemleri ve Mersin…
Yerel seçimlere doğru Mersin.. (Kocamaz faktörü ve MHP)
Yerel seçime doğru Mersin ve CHP…
Yerel seçimler öncesi Mersin (AKP- MHP cephesi)…
Yerel seçimlere doğru Mersin…
Zindanlardan devlet başkanlığına, vatan hainliğinden Nobel barış ödülüne…
Krizi fırsata çeviren ülke…
Güney Kore, krizlerden dersler çıkarmak…
Amazon' un önlenemez yükselişi…
Trump- Bezos kavgası… Amazon üzerinden Washington Post' u çökertme girişimleri…
Telgraftan Twitter' e değişen dünya..
CHP' nin vakitsiz yeni yol arayışları…
Çevre düşmanı projelere karşı, yerel demokrasinin önemi…
Küreselleşmeye karşı yerelleşme…
Pompeipolis' in, Soli' nin dinmeyen feryadı…
24 Haziran seçimleri… Kim kazandı, kim kaybetti?
Erdoğan kaybediyor…
Çeşitli özel ve kamu hastaneleriyle şehir Hastanelerinin maliyet karşılaştırması…
Nicelikten niteliğe doğru yargı ve adalet…
Yeni seçimler, eski yöntemler…
Partiler de ölür…
Dünden bugüne Akkuyu nükleer projesi…
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Özlü Sözler
Verilen emaneti yerine getirmek, en üstün doğruluktur.


HZ.EBUBEKİR (R.A)
Bir Hadis
Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


SADİ
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı