h Dolar %
h Euro %
h BIST100 %
a
Mersin °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

KUL OLAYIM KALEM TUTAN ELLERE

MUSTAFA MIZRAK

Yazmak, zihnin içindeki karmaşanın ufak bir boşluktan dışarı sızması, sızarken damıtılması, arıtılmasıdır. Yazmak benim nazarımda en insanî eylem, kendimi yaratıcıya en yakın hissettiğim hâldir Yazmaya gelince işler değişiyor, bulutlar bir anda fırtınaya dönüşüveriyor. Heyecanla sarıldığımız şiirler, öyküler, romanlar dönemini yansıtırcasına bir şeyler anlatmak derdinde olmalıyız. Yazmak bu nedenle bir dert edinmektir. Yazma etkinliği sorulan sorular üzerine oluşan bilgilerin aktarılma sürecidir. Nasıl bir soruya doyurucu ve doğru bir cevap vermek önemliyse, iyi bir soru sormak da bir o kadar mühimdir. Sorulan soru, kişinin nelere karşı duyarlı olduğunu  gösterir. Bir yazı,  duyarlılıkla başlayıp, bilgi birikimi ile ilerleyen bir sürecin sonucunda okumak ve okuduğunu anlamlandırabilmek ile mümkündür.

İnsana; olaylara, kişilere, kendisine dışarıdan bakabilme fırsatını vermesi, yazma eylemini benzersiz bir tecrübe hâline getiriyor. Kendini o anki hâlinden ayırıp, hâline uzaktan bakabiliyor olmak, muazzam bir olay. Başka hiçbir canlıda olmayan bu kabiliyeti, yazmak zirveye çıkarıyor. Yazmak için önce okumak, okumak için de bir şeyleri dert edinmek gerekir. Toplumda meydana gelen olaylardan kaygılanan, olumsuz durumlardan rahatsız olan insanlar yazdıkları ile çözüm arayışına girerler. Şayet her şeyin yolunda gittiğini düşünüyorsanız yazacak da bir şey bulmanız zor olacaktır. Öyle ki, yazmak, pek çok problemin çözümünde kullanılıyor.

Yazmak o kadar acayip bir süreç ki yazarken fikir değişiyor, dönüşüyor, başkalaşıyor. İnsan, kendi ürettiğine sahip çıkamıyor aslında, yazı bazen alıp başka bir yere götürüyor fikri. Düşüncenin döngüsel, tekrarlı hâli, yazarken çözülüp akmaya, neticelenmeye başlıyor. Belki bu sebeple bu kadar iyi geliyor yazmak insana. Ülkemizde binlerce kitap, makale, köşe yazısı, akademik tez bulunmaktadır. Fakat bunlar arasında okumaya değer, özgün, üzerinde derin düşünme ve sorgulama yapılabilecek eser sayısı fazla değil. Yani bir sorusu ve derdi olmayan yazılardır bunlar. Toplum olarak okuma alışkanlığımız olmadığı gibi yazma becerimizin de çok geliştiğini söylemek mümkün değil. Yazılarımla hem kendi açımdan yazma pratiğimi geliştirmek hem de sizlerin geri dönüşleri ile bilgi eksiklerimi gidermeyi hedefliyorum. Saygılarımla. Rab Korkusu Bilginin Temelidir. Oysa Ahmaklar Bilgiyi Ve Terbiyeyi Küçümser. (Mersin Times)

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

BAŞKAN YILMAZ, GÖNÜL BAĞI EKİBİNE PLAKETLE TEŞEKKÜR ETTİ

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.