h Dolar %
h Euro %
h BIST100 %
a
Mersin °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

İNCE ÇİZGİ

MUSTAFA MIZRAK

Korku ‘gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygudur. İnsan korkar. Çünkü korkmak insani bir duygudur. Esasen korkuyu yok saymak korkuyu yok etmez. Bütün mesele, neden veya nelerden korkulması gerektiğini bilmek, korkulması gerekeni tanımak, korkularla yüzleşmek, bu suretle nafile korkulardan kurtulmak ve hayatı korkarak yaşamamaktır. Zira korkarak yaşamak, hayatı bizzat ve deneyimleyerek yaşamak değil,  hayata seyirci olmaktır.  Korku, insan korkunun, korkularının esiri olmadığı, boş korkuları içinde besleyip büyütmediği sürece yararlı ve hatta ihtiyaç duyduğumuz bir şeydir. Zira sağlıklı ve rasyonel korkular insanı pek çok konuda temkinli olmaya ve davranmaya sevk eder, kişisel savunma mekanizmalarını güçlendirir.

Korkuyoruz çünkü çoğumuz öyle yetiştik, yetiştirildik, öyle terbiye edildik, öyle büyüdük, büyütüldük, öyle yönetildik de ondan! Hayatımızı, hayatlarımızı sevgi üzerine değil, korku üzerine inşa ettik de ondan! Çocukluktan yetişkinliğe, yani büyümeye giden yolda, sadece korktuğumuz şeyler, korkularımızın boyutu ve niteliği değişti ama korkunun kendisi hep bizimle kaldı. Şiddetin korkusu, iftiraya uğrama korkusu, ölümcül virüslerin bulaşması korkusu, genetiğiyle oynanmış kanserojen besinleri yeme ve kanser olma korkusu, işten çıkarılma korkusu, geçim korkusu, gelecek korkusu, böylece uzayıp gidiyor korkular. Öyle ki, bugün artık kitle medyasının fazlasıyla büyüttüğü varoluşumuzu tehdit eden bir korku kültürünün ortasında yaşıyoruz. Ve bütün bu korkuların içinde kaçırdığımız, farkına varamadığımız, tadını alamadığımız hayata dair, hayatımıza dair birçok güzellik kaldı geriye.

Temkinli olmak ve öyle hareket etmek ise hata yapmak riskini azaltır. Korku hissi, insan doğasının bir tür doğal refleks hali olarak ortaya çıkar. Çeşitli durumlar neticesinde tetiklenen korku, en az insanlık tarihi kadar eski olması dolayısıyla pek çok duyguyu da tetikleyen önemli bir faktördür. Umut ve umutsuzluk arasındaki çizgiyi değiştiren en temel duygu korkudur. Mutluluk ile mutsuzluk arasındaki oranlar da aynı duygu tarafından değişime uğrar. Yani korku, insanlığın olmazsa olmaz yoğunlukları arasında yer almaktadır.  RAB doğruların yolunu gözetir, Kötülerin yolu ise ölüme götürür. (Mersin Times)

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

DAVULTEPE BAHÇELERİ BETONLA YOK EDİLECEK..

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.