h Dolar %
h Euro %
h BIST100 %
a
Mersin °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ÇİN MODELİ BÜYÜMENİN BETONLA İMTİHANI..

Çin, 1990 yılından itibaren küreselleşme rüzgarını da arkasına alarak baş döndüren büyüme modeli geliştirdi..

Ucuz işçiliğin dayanılmaz cazibesine kapılan yabancı sermaye konaklayacak yer arıyordu ve Çin 1,4 milyara yaklaşan nüfusuyla sadece üretim değil, küresel markaların Pazar olarak ta değerlendirecekleri cazip bir pazardı…

Kısa vadede tüm dünyaya üretim yapan fabrika görünümündeki Çin, orta vadede teknoloji ağırlıklı, katma değeri yüksek, nitelikli ve rakiplerine oranla hayli ucuz ürün yelpazesiyle pek çok alanda lider konumuna geldi..

İhracata dayalı sanayi ve ekonomi, dünyanın en büyük dış ticaret fazlası veren ülkesi, her yıl %10’ dan fazla büyüyerek artık ABD’ ye meydan okuyan, küresel iki büyük güçten biri…

Ülkede milli gelir arttıkça, geniş kesimlerin tasarruf alışkanlıkları da değişmeye başladı..

Konut sektörü böylece büyüyüp gelişmeye başladı..

Başını sokacak konutu olanlar, düşük faizli banka kredilerinin de etkisiyle yatırım amaçlı konut almaya başladılar…

Çin, 2008’ de ABD’ nin başını yakan mortgage krizinden hiçbir ders almadan, konut ağırlıklı inşaat sektörüyle büyümeyi adeta teşvik etti..

Öyle ki, Başkan Xi Ping iktidarı devraldığında konut sektörünün ekonomideki payı %35’ lerin üzerindeydi..

Xi, iş başına geldiğinde hafızalara kazınan, ünlü “evler yaşamak içindir, spekülasyon aracı değildir” sözüyle o güne kadar sürdürülen büyüme modelinde yol ayrımına gelindiği işaretini verdi…

Xi’ nin amaçladığı strateji, yatırımların beton yerine endüstriye kaydırılması, tasarrufların da konut yerine teknoloji ağırlıklı şirketlere kaydırılmasıydı..

Gücünü pekiştirmesinin ardından ilk hamleyi yapmakta gecikmedi..

2013-14 yıllarında Pekin’ deki yeni yönetim füze gibi yükselen konut fiyatlarını dizginlemek için kredilere düzenleme getirmeye, sektörü deyim yerindeyse soğutmaya çalıştı ancak beklemediği bir tabloyla karşılaştı..

Öncelikle büyümenin lokomotifi olan sektör duraklayınca ekonomide alarm zilleri çalmaya başladı..

Daha da ciddi sorunlar gelir kaynakları büyük oranda arazi satışlarına dayanan yerel yönetimlerde ortaya çıktı..

Büyümenin tökezleme sinyalleri vermesi geri adım atılmasına yol açtı..

Xi ve merkez yönetimi beton yerine endüstriyel büyümeye odaklansa da, geniş kesimler risksiz ve sürekli prim yapan konuta yatırım yapmayı tercih etmeyi sürdürüyor..

Kredilerle şişen balon ve 2010’ dan bu yana %600 artan emlak fiyatlarını gördükçe ‘spekülasyon trenine’ binmeye çalışanların iştahı kesilmedi..

Pandemi döneminde tüm dünyada olduğu gibi Çin ekonomisi de duraklamasına rağmen, hane halkı ipotek kredisi kullanarak borçlanıp konut almayı sürdürdü..

Bugün ülke insanlarının servetinin %70’i emlak sektöründe ölü gibi yatmakta..

Uzmanlara göre Dalian, Harbin gibi büyük kentlerde boş konut oranı %22’ lere ulaşmış durumda.. Oran Shenzhen ve Şangay gibi metropollerde %16 civarında…*

2020’ de Çin’ deki ipotek kredilerinin 1,2 trilyon dolara ulaşması, betonun yol açacağı sorunların da habercisiydi aslında…

Konut sektöründen kaynaklı gelmekte olan krizi gören Pekin yönetimi Evergrande yangınından önce 2020’ de gayrimenkul şirketlerinin borçlanmalarını disiplin altına alan ve ‘üç kırmızı çizgi’ adını verdiği bir dizi önlemden oluşan paketi açıklamıştı…

Ancak hiçbir şey balonun gazını almaya yetmedi.

Bugün Xi ve yönetimi çok ciddi bir yol ayrımında ve karar arifesinde…

-302 milyar dolar borçla uçurumun eşiğindeki Evergrande’ in batmasına göz yummak,

-Kontrollü ve tüm sektöre ders olacak özellikle tedarikçilerin iflasını önleyecek sınırlı bir kurtarma operasyonu,

-Şirketin üstlendiği projeleri yerel yönetimlere ve devlet kontrolündeki inşaat şirketlerine devreden yumuşak bir geçiş…

Evergrande’ in elinde tamamlama sözü verdiği bir kısmı başlamış bir kısmı proje halinde olmasına rağmen sözleşmeye bağlanmış 1,4 milyon konut ve potansiyel olarak üstlenicileri, tedarikçileri de hesaba katılırsa 10 milyon civarında süreçten etkilenen mağdurun olması grubun batırılma ihtimalini zayıflatıyor..

Evergrande’ nin 23 ve 29 Eylül günleri vadesi gelmiş 131 milyon dolarlık faiz ödemeleri var…

Ve Pekin el uzatmazsa grubun mevcut durumuyla ödeme yapması hayli zor..

Temerrüde düşecek Evergrande’ in Eylül’ ün ilk 10 gününde ortaya çıkan tedirginlik nedeniyle konut satışlarının %32 düştüğü Çin emlak sektörünü tümüyle yakmasına göz yumulur mu?

Sürecin bir yerinde Xi yönetiminin gizli eli mutlaka dokunacak ama canı yananların feryadıyla yatırım amaçlı emlak sektöründe bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…

*Çin merkezli İnvesco Danışmanlık şirketi analizi (Mersin Times)

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

EVERGRANDE NEDEN VE NASIL BATTI…

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.