h Dolar %
h Euro %
h BIST100 %
a
Mersin °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
MUSTAFA MIZRAK

MUSTAFA MIZRAK

12 Eylül 2021 Pazar

ZİHİNSEL SAĞLIK

ZİHİNSEL SAĞLIK
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MUSTAFA MIZRAK

Sosyal medya görsel olarak çok hızlı bir şekilde değiştiği için bizler de bir dakika içerisinde bir sürü insanın paylaştığı fotoğrafları görebilir ve bu durum da beynimize çok fazla bilgiyi kısa zamanda almamıza sebep olarak yorgunluk hissedebiliriz. Sosyal medya beynimize sürekli yaşadığımız şeyleri reddederek rol yapma görevi veriyor ve uzun vadede kişiliğimizde zararlara yol açıyor.

Sosyal medya bağımlılığı tıp literatürüne henüz alınmamış ancak terapistler bu bağımlılığı da diğer bağımlılık tedavilerinde kullandıkları yöntemlerle çözmeye çalışıyorlar. Öncelikle gerçekten bir sosyal medya bağımlısı olup olmadığınızı belirlemek kurtulma yolunda atılacak en önemli adımdır.

Günümüzde yeni medya veya medya ortamları hayatımızın olmazsa olmazları arasına girmişlerdir. Bu yeni medya teknolojileri geleneksel medya araçlarının yerini almaya başlamıştır. Sonuç bağlamında sosyal medya yayılımcı, sanal avantajları yanı sıra etkileşim nedeni ile insanları bağımlı hale getirmiştir.

Sosyal medya bağımlılarının sayısı çok fazla olduğu için ve çoğu kullanıcı bağımlı olduklarının farkında bile olmadıklarından bunu düzeltme ihtiyacı dahi duymazlar.

Sosyal medya bağımlılığı yüzünden kişiler birçok zihinsel sağlık problemleri yaşamaktadırlar.

Her ne kadar sosyal medyadaki fotoğrafların aslında gerçek hayattan uzak yapay bir sunum olduğu bilinse de bunlara maruz kalmak kişiyi kıskanç hale getirerek ruh sağlığını etkileyerek saldırgan ve güvensiz hale getiriyor.Sosyal medya ağlarını yediden yetmişe her yaş grubu kullanıyor ve de bu ağlarda anonim bir karakter oluşturmak çok rahat. Bunu bilen kötü niyetli insanlar ekranlarının arkasına saklanarak birçok insanın endişeli birey haline dönüşmesine sebep oluyorlar.

Rab Korkusu Bilginin Temelidir. Oysa Ahmaklar Bilgiyi Ve Terbiyeyi Küçümser.  (Mersin Times)

Devamını Oku

BAŞ SORUMLU

BAŞ SORUMLU
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MUSTAFA MIZRAK

Kapitalizmin, içinde yaşanılan dünyayı yaratıp, insan ilişkilerini düzenleyerek, insan doğası üzerinde nasıl hâkimiyet kurduğu ve aynı zamanda küresel şirketlerin gelecekte hiçbir şeyin kendilerini rahatsız etmeyeceği bir dünya düzeni kurmaya yönelik çabaları geçmişten günümüze gelişim evreleriyle ortaya konulmuştur. Kapitalist yapılanmanın yeni modu, esneklik üzerine oturmakta; esneklik, kapitalizm için maksimum kâra ulaşmanın, kendini yeniden üretmenin ve meşrulaştırmanın yolunu açmaktadır. Kapitalizm bugün bütün bir bireysel/toplumsal hayatı esneklik üzerinden ablukaya almış durumdadır. Esneklik, aynı zamanda, yeni kapitalizmin ürettiği bireysel/toplumsal travmanın da baş sorumlusudur.

Yeni kapitalist dünyanın ideolojik ve kurumsal baskısı öznenin özerkliğini yok etmekte, komplike disipliner teknikler üzerinden mahremiyet ihlal edilmekte, çalışanlar “elektronik göz” hapsinde tutulabilmektedirler. Artan işsizlik ve sosyal güvenceden mahrumiyet, ulusal/küresel ekonomik krizler kitleleri her gün daha da korunaksızlaştırmakta, eko-sistemin kan kaybetmesiyle doğal yaşam alanları yok olmakta ve toplum gerçek anlamda bir “risk toplumu”na dönüşmektedir. Artan toplumsal korkulara kapitalizm için besin değeri yüksek yeni korkular ilave edilerek risk gündelik yaşamın rutinine dönüştürülmektedir.

Ahlaki değerler hayatlarımıza bireysel arzularımızın ve amaçlarımızın sağladıklarının ötesinde bir anlam sağlar. Esneklikle gelen hızlı ve sürekli değişime adaptasyon mecburiyeti bireyin bağlılıklarını değişen ve çeşitlenen bir bağlama oturtmaktadır. Kişinin bağlılık duyduğu kurumlar, yaşam tarzları, değerler sistemi sürekli değişme halindedir. Bu durum kapitalizmin bir oyunudur.

Ahlak, son yıllarda siyaset, eğitim, ekonomi ve meslekler alanında küresel düzlemde gündem oluşturmakta, çevre, genetik, kürtaj vb. güncel sorunlar ahlak teması etrafında tartışılmaktadır. Bu tartışmalar bireyi mensubu olduğu örgütün özel normlarına uymaya teşvik eden iş/meslek etiklerinin gelişmesine katkıda bulunmakta; ancak, genel ahlakın kuşatıcı/bağlayıcı gücünün her gün daha da zayıflamasının önüne geçilememektedir. Rab Korkusu Bilginin Temelidir. Oysa Ahmaklar Bilgiyi Ve Terbiyeyi Küçümser.  (Mersin Times)

Devamını Oku

EMİR

EMİR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MUSTAFA MIZRAK

Beklerken, Metroda ayaktayken hiç olmasa da bir iki satır okuyun. Yada param yok diyorlar. Eskiden geçerli bir bahane olsa da günümüzde parasızlık kitap okumamak için bir engel değil. Para vermeden kitaplara ulaşabileceğiniz o kadar çok seçenek var ki. Halk kütüphanesine gidin ya da sahaflardan daha düşük fiyata ikinci el kitap alın. Okuduğunuz ve bir daha okumayacağınızı düşündüğünüz kitapları yenileriyle takas edin. Seçenekler henüz bitmedi. İnternetten ücretsiz ya da düşük ücretli e-kitaplar bulun. Telefondan, tabletten ya da herhangi bir elektronik cihazdan okuyabilirsiniz.

Okumak her zaman kolay değildir ama bu çok zor olduğu anlamına da gelmez. Eğer az zamanınız ya da enerjiniz olduğunu düşünüyorsanız büyük kitaplar seçmeyin. Kitap okumak için birden fazla neden var. Eğer akademik bir deneyim yaşamak istemiyorsanız ağır kitapları okumak zorunda değilsiniz. Eğlence amaçlı da okuyabilirsiniz. Bir kitap seçin ve onu keyifli bir deneyim haline getirin: Gülün, ağlayın, şaşırın, merak edin. Her gün için bir hedef koyun, birkaç dakika okumakla başlayın. Süreyi uzatın. Sonra zaten çok seveceksiniz ve bırakamayacaksınız. Sadece kendinize okumak zorunda da değilsiniz. Bir çocuğa da okuyabilirsiniz. Emin olun onlara büyük bir iyilik yapmış olursunuz. Kitapları hayatın bir parçası yapmak hiç de zor değil.

Diyelim ki okuma alışkanlığı edinmek istiyorsunuz ama nereden, neyle başlayacağınız hakkında bir fikriniz yok. O zaman elinize ilk geçen kitabı okuyun. Okumak zaman içinde öğrenilecek, bir aktivitedir. Okudukça neyi sevdiğinizi, hangi türe daha fazla yakınlık duyduğunuzu anlayacaksınız. Farkında olmadan bazı kitaplarla bağ kuracaksınız, belki de hayatınızın kitabını bulacaksınız. Eğer okuduğunuz kitaba kendinizi kaptırmışsanız, okumayı bırakıp uyumak istemezsiniz. Ya da kitap okurken bir fincan çay ya da kahve içmeyi tercih edebilirsiniz. Yorgun olmadığınız zamanlarda okumayı deneyin. Örneğin öğle yemeği molasında ya da sabah uyandığınızda. Yolculuk esnasında da okuyabilirsiniz. İsterseniz tüm bu önerileri unutun ve düşünün: Kitap okurken uyuyakalmak aslında o kadar da kötü değil. Kim bilir belki hikâyeyi rüyalarınızda devam ettirirsiniz.

Rab Korkusu Bilginin Temelidir. Oysa Ahmaklar Bilgiyi Ve Terbiyeyi Küçümser.  (Mersin Times)

Devamını Oku

DOĞRU YOL

DOĞRU YOL
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MUSTAFA MIZRAK

Toplum hala kadının namusunda saplanıp kaldığı için diğer alanlar Namus kavramı üzerine binlerce yazı yazılmış, kitaplar dergiler, filimler ve şarkılar seslendirilmiştir. Bu kavram kimine göre iki bacak arasında, kimine göre sadece beyindedir. Her ne söylenirse söylensin kavramsal olarak namus denince akla kadın geliyorsa çok kötü. Ülkemizde ve orda doğuda yüz binlerce cinayetin ana nedeni yine hala anlaşılamayan sözde müstehcen sayılan bu kavramdır.

Namus kavramı bir tek noktada odaklaştırılır ise, diğer alanlardaki namus kavramı göz ardı edilir. Tutucu görüşlerde namus kavramının kapsamı genişletilmiş, gereksiz ayrıntılara inilmiş, belki de konunun aslından uzaklaşılmıştır. Duygularına alabildiğince kapılmadan aklının ve insanca duygularının doğrultusunda hareket edebilmektir namus. Başkasının hakkına el uzatmıyor ve kendi çıkarlarınız uğruna insanların üzerine basıp geçmiyorsanız namuslu ve dürüst davranıyorsunuzdur. Bu durumda da namusun merkezindesinizdir.

Namus kavramı üzerine binlerce yazı yazılmış, kitaplar dergiler, filimler ve şarkılar seslendirilmiştir. Bu kavram kimine göre iki bacak arasında, kimine göre sadece beyindedir. Her ne söylenirse söylensin kavramsal olarak namus denince akla kadın geliyorsa çok kötü. Ülkemizde ve orda doğuda yüz binlerce cinayetin ana nedeni yine hala anlaşılamayan sözde müstehcen sayılan bu kavramdır. Namus, sadece kadın tarafına yüklenmesi gereken bir husus değildir. İffetli ve namuslu yaşamak, kadın-erkek her insanda bulunması gereken üstün manevî bir özellik, ahlakî bir değerdir.

Ta ki namus kavramını düşünmüyor. Bir adam karısının sokağa adım atmasını, namus için yasaklarken, diğer yandan yolsuzluk ya da hırsızlık yaparken, namussuzluk yaptığını kabul etmez. Bizde eskilerden kalma bir yakıştırma vardır ” Şeref” erkeğe, “namus” kadına özgüdür, diye…

Bu olgu kadını dar bir çembere alıyor. Bir toplumu ayakta tutan, en önemli unsur, maddi manevi namus ölçüleridir. Bunlar korunmalı ve geliştirilmelidir.

Yüce Yaradan doğruların yolunu gözetir, Kötülerin yolu ise ölüme götürür. (Mersin Times)

Devamını Oku

GÖZ TEMASI

GÖZ TEMASI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MUSTAFA MIZRAK

Konuşurken gereksiz konulara girmeyin. Asıl konuyu anlaşılır şekilde anlatmaya çalışın. Birisiyle dalga geçer ve onlar bundan hoşlanmazsa, durun ve bir daha asla yapmayın. İnsanları daha fazlasını yapmaya teşvik edin ve ne kadar minnettar olduğunuzu gösterin. Biri size yardım ederken “teşekkür ederim” diyin.

Arkadaşlarınızı kamuoyunda övün. Baş başayken eleştirin. Birinin kilosu hakkında yorum yapmak için hiçbir zaman bir neden yoktur. “Harika görünüyorsun” demen yeterli. Kilo vermek hakkında konuşmak istiyorlarsa, zaten yapacaktır. Biri size telefonunda bir fotoğraf gösterdiğinde sola veya sağa kaydırmayın. Sırada ne olduğunu asla bilemezsiniz. Bir arkadaşınız size doktor randevusu olduğunu söylerse, bunun ne için olduğunu sormayın, “Umarım iyisindir” demeniz yeterlidir. Onları, size kişisel hastalıklarını söylemek zorunda kalma gibi rahatsız edici bir duruma sokmayın.

Altınızdaki birine ne kadar kaba davrandığınızdan kimse etkilenmez, ama insanlar onlara saygılı davranırsanız bunu fark edeceklerdir. Bir kişi doğrudan sizinle konuşuyorsa, telefonunuza bakmak kabalıktır. Sizden istenene kadar asla tavsiye vermeyin. Kimseye gerek yokken yaşını ve maaşını sormayın.

Sizi doğrudan ilgilendirmeyen herhangi bir şey olmadıkça işinize odaklanın.

Sokakta biriyle konuşuyorsanız güneş gözlüğünüzü çıkarın. Bu bir saygı göstergesidir. Göz teması konuşma kadar önemlidir. Yoksulların ortasında asla zenginliğinizden bahsetmeyin. Benzer şekilde, çocuğu olmayanların yanında çocuklarınız hakkında konuşmayın.

Ödünç aldığınız parayı, diğer kişi size ödünç verdiğini hatırlamadan önce iade edin. Bu sizin dürüstlüğünüzü ve karakterinizi gösterir. Aynı şey para haricindeki diğer şeyler için de geçerlidir. Hiç kimseye henüz evli değil misin, “Çocuğun yok mu”, “Neden bir ev almadın” veya “neden bir araba almıyorsunuz?” gibi garip sorular sormayın. Bunlar sizin sorununuz değil. Arkanızdan gelen kişi için daima kapıyı açın. Erkek ya da kız, yaşlı ya da genç olması fark etmez. Toplum içinde birine iyi davranmak sizi küçültmez. Bir arkadaşınız sizin için bir ödeme yaptıysa, bir daha ki sefere siz ödeme yapın. Farklı görüşlere saygı gösterin. 8. İnsanların konuşmasını asla bölmeyin. Konuşmalarına izin verin. Dediklerinin hepsini duyun ve hepsini filtreleyin. Rab Korkusu Bilginin Temelidir. Oysa Ahmaklar Bilgiyi Ve Terbiyeyi Küçümser. (Mersin Times)

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.