h Dolar %
h Euro %
h BIST100 %
a
Mersin °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

AUCKLAND’IN BUDALALIĞI VE AFGANİSTAN…

Tarihte tekerrürün böylesine çarpıcı biçimde yaşandığı, zamanın yavaş seyrettiği hatta durduğu hissini veren ilginç bir ülke Afganistan..

Döneminin en güçlü silahlarına ve donanımlı ordusuna sahip Sovyetler Birliği’ ne diz çökertmesi, son günlerde gündemin tepesine oturan ABD’ yi yenilgiye uğratan ülke olmasıyla sınırlı değil Afganistan’ da tarihin tekerrür etmesi..

Bir dönemin ‘üzerinde güneş batmayan imparatorluğu’ olarak anılan İngiltere’ ye de en güçlü olduğu dönemde şamar indiren ve o güne kadar yaygın inanış olarak dünyaya hâkim olan ‘yenilmezlik’ algısını yerle bir eden toprakların üstünde yer alan bir ülke Afganistan…

İngiltere, Sovyetler ve ABD gibi farklı dönemlerin dünyaya egemen olmuş ‘imparatorluklarını’ pes ettiren yoksul Afganistan’ ın bu direniş gücünü sorgulamak için ilk hezimete uğrayan İngiltere ile yaşadıklarını bilmek bugünleri anlama adına önemli dersler içeriyor…

Baharatın batı için önemi, batıya ulaşmasını sağlayan ipek yolu ve o binlerce yıllık güzergah üzerinde yer alan her bakımından zengin ve müreffeh Afganistan’ ın talihi buharın gemicilikte kullanılması ve deniz taşımacılığının çok önemli avantajlara sahip olmasıyla döner…

Önce Hollanda ve ardından dönemin hızlı gemi filolarıyla İngilizler baharat ve ipek zengini Doğu ve Güney Doğu Asya’ yı özellikle de Hindistan’ ı istila eder..

Kanun yapma ve uygulama yetkisine sahip İngiliz Doğu Hindistan Şirketi Hong Kong’ tan Singapur’ a, Burma’ dan Hindistan’ a kadar karşısına çıkan tüm yerel güçleri yok ederek coğrafyayı kontrol altına alır.

Yaklaşık iki asır içinde ticaret kuruluşu olmaktan çıkıp idari kurum haline geldiği ortaya çıkınca da İngiliz yönetimi tarafından çıkarılan yasayla işgal edilen topraklar imparatorluğun egemenliği altına geçer..

1835’ te Lord Auckland’ ın Hindistan’ a genel vali olarak atanması 1833’ te çıkarılan ve Doğu Hindistan Şirketinin imtiyazlarını ortadan kaldırıp, işgal edilen toprakları imparatorluğun yönetimine bırakan yasal düzenlemeye dayanıyordu..

Lord Auckland, Şubat 1836’ da Kalkuta limanından Hindistan’ a görkemli kutlamalarla ayak basarken, en önemli işinin artık doğal sınırları zorlayan yayılma yerine, işgal edilen bereketli toprakları koruma ve yapılandırıp güçlendirme olduğunun farkındadır…

Koruma önemlidir çünkü, aynı dönemin güçlü Rusya’ sı bir yandan Avrupa’ ya inmek, bir başka koldan da Hindistan’ a ve zengin kaynaklara ulaşma girişimlerinde bulunmaktadır..

Lord Auckland, Rusya tehdidine karşı Hindistan’ ı koruma duvarının Afganistan olduğunu, Afganistan’ ın kontrol edilmesi halinde Hindistan’ ın güvencede olacağı görüşündedir…

1838’de Lord Auckland ‘Simla Manifestosu’ olarak adlandırılan planını uygulamaya koyulur..

Manifesto temel olarak, İmparatorluğun selameti için Ruslarla Hindistan arasında tampon sayılan Afganistan’da Birleşik Krallık yanlısı bir yönetimin şart olduğunu öngörmekteydi..

Aslında Auckland, Ruslardan korkmakta haklıydı..

Haklıydı çünkü, Ruslar bir yandan Kafkasya’da ilerlerken, diğer yandan da Orta Asya’da yeni işgallere girişerek, Afganistan sınırına yaklaşırlar. Ayrıca, Rus danışmanların desteklediği bir İran ordusu Herat’ı kuşatır…

Auckland, ilk hamlede Ruslarla flört yaptığını düşündüğü Afgan Hükümdarı Dost Mohammad Han’ ı devirip kendisine sadık Shah Shoja’ nın başa geçmesini sağlar ancak bu Afganistan’ ı kontrol altına almaya yetmez…

1838’de İngilizler Afganistan’ı işgal eder.

Ama nasıl bir direnişle karşılaşacakları karşılarındaki gücün varlığı hakkında hiçbir fikirleri yoktur.. O kadar ki, işgal harekatı savaşmaya giden bir ordudan çok, geziyi andırmaktadır..

Afganistan yolculuğuna! çıkan Britanya sömürge ordusuna mensup her subaya, en az 10 Hintli hizmetçi refakat etmektedir..

O kadar ki, 16 bin 500 kişilik toplam karma Britanyalı-Hint ordusunu, 38 bin kişilik bir hizmetçiler ve kamp takipçileri topluluğu izler…

Kandehar’ı güle oynaya aldıktan sonra Kâbil’e girerler; ancak Kasım 1840’ ta o güne kadar İngilizlerin tanık olmadığı çok güçlü bir direniş başlar…

Özellikle kış aylarında Afgan saldırıları sonucu Britanya işgal güçleri neredeyse imha edilir. Kayıtlara göre sadece Gandarmak Geçidi’ ndeki kayıp 5 binden fazladır..

Yenilgi karşısında geri çekilirler, 1842 yazında iki koldan ilerleyip tekrar Kâbil’i ele geçirirler, ama yeniden Afgan direnişiyle karşılaşır ve bir kez daha darbe yerler..

Son hezimetin ardından Afganistan’ da tutunamayacaklarını anlayıp dönmemek üzere Hindistan’ a dönmenin faturası Lord Auckland’ e kesilir…

1842’ de İngiltere’ ye geri çağrılır…

Yerine atanan yeni Hindistan genel valisinin ilk işi Auckland’ ın sürgüne gönderdiği Afgan Hükümdarı Dost Mohammad Han’ ı yeniden ülkenin başına geçirmek için gerekli adımları atmaktır..

İki yüz yıllık büyük İngiliz Oyunu Auckland’ ın ilan ettiği ve uygulamaya çalıştığı Simla Manifestosunun iflasıyla büyük yara alır…

1840-41 Afganistan yenilgisiyle İngilizlerin iki yüz yıl süren yenilmezlik karizması çizilir..

Auckland stratejisi bugün dünyada ‘Auckland budalalığı’ olarak anılıyor…

Burada soluklanıp sormakta yarar var:

Auckland gerçekte budala mıydı, yoksa doğru hamleyi yanlış yerde mi yapmaya kalktı?

Afganistan o gün bugündür ilerlemek şöyle dursun, 15. Yüzyıla kadar medeni, kültür zengini olma özelliklerini yitirip taş devrine dönerken, hangi dinamikler rol oynadı?

Daha da önemlisi ‘Afganistan budalası ‘Auckland nasıl oldu da, aynı Britanya’ nın o yıllarda ele geçirdiği Yeni Zelanda’ nın en büyük kenti Auckland’ e adını verecek kadar etkili bir şahsiyete büründü?

Pek çok değerlendirme yapılabilir ama şu gerçeği kimse yadsıyamaz:

3500 yıllık maziye sahip , bir zaman Orta Asya’ nın en görkemli kadim şehri Kâbil (Kabol) taş devrini yaşarken, 200 yıl önce kurulan Auckland dünyanın en yaşanır kentleri sıralamasının tepelerinde..

Tek başına bu tablo bile yeterince şeyler anlatıyor, ders çıkarmak isteyenlere… (Mersin Times)

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İKİ RAYLI SİSTEM İKİ ÖYKÜ…

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.